Deprem araştırmasından çarpıcı sonuçlar: 61 milyon kişi risk altında

Türkiye’de nüfusun yüzde 71’i orta ve yüksek riskli deprem bölgelerinde yaşıyor. Araştırmaya göre toplumun önemli bir bölümü deprem kaygısı taşımasına rağmen hazırlık düzeyi düşük seviyede kalıyor.

Haber Giriş Tarihi: 13.02.2026 09:19
Haber Güncellenme Tarihi: 13.02.2026 09:19

Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD), “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Yapı güvenliği, bireysel hazırlık ve toplumsal bilinç başlıklarının ele alındığı araştırmaya göre Türkiye’de toplumun yaklaşık yüzde 60’ı deprem kaygısı taşıyor. Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu vurgulayarak, “Ülkemiz topraklarının yüzde 66’sı, nüfusumuzun ise yüzde 71’i (yaklaşık 61 milyon kişi) orta ve yüksek riskli deprem bölgelerinde yaşıyor. Risk alanı tanımı genişletildiğinde bu oran yüzde 90’a kadar çıkıyor. Veriler çok net: Türkiye depremi biliyor, depremden korkuyor ama yeterince depreme hazırlanmıyor” dedi.

10 kişiden 6'sı deprem korkusu yaşıyor

Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 58,3’ü deprem konusunda kaygı taşıdığını belirtirken, her 10 kişiden yaklaşık 6’sı gündelik hayatında “ya olursa” duygusunu zihninin bir köşesinde taşıyor. Bu kaygı kadınlarda daha da belirginleşiyor; kadın katılımcılarda oran yüzde 67,7’ye yükseliyor. Toplumun yüzde 59,8’i hayatını ciddi biçimde etkileyen bir deprem deneyimi yaşamış durumda. Katılımcıların yüzde 40,6’sı önümüzdeki beş yıl içinde yıkıcı bir deprem yaşanma ihtimalini yüksek görürken, yüzde 45,5’i kendisini depreme hazır hissetmediğini belirtiyor. Başka bir ifadeyle her iki kişiden biri, muhtemel bir deprem karşısında ne yapacağını, nasıl korunacağını ve nasıl hareket edeceğini yeterince planlamadığını düşünüyor.

Yaşadıkları bölgeyi "çok riskli" görenlerin oranı yüzde 54

Deprem kaygısı, insanların yaşadıkları çevreye bakışını da doğrudan etkiliyor. Araştırma kapsamında katılımcılara yaşadıkları bölgeyi ne kadar riskli gördükleri sorulduğunda ortaya çıkan tablo dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 54’ü yaşadığı bölgeyi deprem açısından “çok riskli” olarak tanımlıyor. Başka bir ifadeyle toplumun yarıdan fazlası, yaşadığı yerle ilgili ciddi bir risk algısı taşıyor. Bu algı İstanbul ve Doğu Marmara hattında risk algısı en üst seviyeye çıkıyor. Bu bölgelerde yaşayanların büyük bölümü, yaşadıkları coğrafyayı deprem açısından hassas ve kırılgan olarak değerlendiriyor.

Yarısından fazlasının DASK'ı yok

Araştırmaya göre nüfusun yaklaşık üçte birlik kısmı 1999 depreminden önce inşa edilen yapılarda otururken, binaların önemli kısmında risk tespiti hiç yapılmamış. Buna rağmen Zorunlu Deprem Sigortası oranı yüzde 41,6 seviyesinde kalırken, toplumun yarıdan fazlası ekonomik güvenceye sahip olmadan hayatını sürdürüyor.

Yüzde 73,1'in evinde deprem çantası yok

Katılımcıların yüzde 55,2’si acil durumlarda toplanma alanının yerini bilmediğini ifade ediyor. Daha çarpıcı bir diğer bulgu ise deprem çantası konusunda ortaya çıkıyor. Araştırmaya göre toplumun yüzde 73,1’inin evinde deprem çantası bulunmuyor, yüzde 45’i eşyalarını sabitlemiyor.