Dünya devi giyim markası Türkiye'den üretimini çekiyor

Haber Giriş Tarihi: 10.09.2025 08:57
Haber Güncellenme Tarihi: 10.09.2025 08:58
https://www.bursatanik.com/

Türkiye’nin hazır giyim sektörü, yükselen maliyetler ve Uzakdoğu ile bazı segmentlerde yüzde 100’e varan fiyat farkları nedeniyle önemli markalarını kaybetmeye devam ediyor.

Son örnek, ABD merkezli VF Corporation’ın ikonik markası The North Face oldu. Uzun yıllardır Türkiye’deki Gelişim Tekstil’den tedarik yapan şirket, bundan böyle alımlarını ciddi ölçüde azaltma kararı aldı. Gelişim Tekstil, The North Face’in dünya çapındaki ikinci, Avrupa’daki ise en büyük üreticisi konumundayken, bundan sonra sadece 4-5 milyon Euro seviyesinde sipariş alabilecek.

Üretimin yüzde 80-90'ı gidiyor

Ekonomim'den Yener Karadeniz'e konuşan Gelişim Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Akçay, “En büyük müşterimiz VF Corparation idi. The North Face, Vans, Timberland, Dickies, Supreme, Eastpak, JanSport, Napapijri, Smartwool, Icebreaker, Kipling ve Altra gibi küresel ölçekte tanınan markalarına üretim yapıyoruz. The North Face’in ise dünyada ikinci, AB’de ise en büyük üreticisi idik. Geçen seneden itibaren aldığı karar ile Bangladeş’e ve Vietnam’a gidiyor. Yüzde 10-20 civarında üretim kalacak.  30 milyon Euro üretim yapıyorduk yaklaşık 25 milyon Euro’luk kısmı gidecek. Başka bir ifade ile 4 milyon adet ürünün 400-500 bin adedi bizde kalacak gerisi maliyetlerin yüksekliği nedeni ile gidiyor” dedi.

Artan maliyetler müşteriyi kaçırıyor

Şirket, İstanbul, Adıyaman ve Çorlu’da bulunan tesisleri ile iplikten başlayıp kumaşa, tekstil terbiye ve hazır giyim üretimine kadar entegre bir yapıya sahip modern üretim tesislerinde bin 200 çalışanı ile başta VF olmak üzere dünyanın önemli markalarına üretim yapan bir grup. Gelişim, tekstil ve hazır giyimin yanı sıra enerji ve eğitim sektörlerinde de faaliyet gösteriyor ancak amiral gemisi hazır giyim… Mustafa Akçay, şirketin 2022’de 90 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, ancak ilerleyen yıllarda hazır giyim sektörünün içinden geçtiği negatif durumun kendilerini de etkilediğini anlattı. 2023 ve 2024’te cironun 50-60 milyon dolar seviyesine gerilediğini, bu yıl da benzer seviyelerde bir rakam ile kapanmasını beklediklerini belirten Akçay, önümüzdeki yıl ise yüzde 50 küçülme beklediklerini anlattı. Bunun ana nedenlerini Türkiye’de artan maliyetler, kur ile enflasyon arasındaki fark ve buna bağlı olarak fiyat rekabetçiliğinin negatif etkilenmesi olduğunu dile getiren Akçay, “Maliyetlerin yükselmesi ile birlikte ciddi iş kayıpları oldu. Bu yıl da 50-60 milyon dolar ihracat ile kapanması, önümüzdeki yıl ise bu rakamın ekstra bir iş ortaklığı gerçekleşmemesi halinde yüzde 50 oranında küçülme bekliyoruz. Müşterilerimiz alımlarını önemli oranda azalttı. Haber Merkezi