
Dünyada hükümetler, doğal afetler, siber saldırılar, altyapı kesintileri ve olası askeri çatışmalara karşı hazırlık çalışmalarını yoğunlaştırdı. Avrupa ülkelerinde vatandaşların kriz dönemlerinde temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için yeni kampanyalar, bilgilendirme rehberleri ve sivil savunma eğitimleri başlatılırken bazı ülkelerde stratejik rezervlerin artırılması, sığınakların güçlendirilmesi ve kritik altyapının korunması gündeme geldi.
Avrupa'nın yanı sıra ABD, Japonya ve Hindistan'da da askeri altyapı ve siber güvenlik alanlarında yeni önlemler öne çıktı. Ekim ayında yapılan açıklamalarda, olası elektrik, su ve iletişim kesintilerine karşı hazırlıklı olunması, kamu kurumlarının krizlere müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi ve toplumların olağanüstü koşullara karşı dayanıklılığının artırılması gerektiği vurgulandı.
İngiltere hükümeti, 22 Ekim'de açıkladığı "Be Ready (Hazır Olun)" kampanyası kapsamında vatandaşlardan olası acil durumlara karşı üç günlük hazırlık yapmalarını istedi. Üç yıl sürmesi planlanan kampanya, özellikle şiddetli hava olayları nedeniyle elektrik, su, telefon ve internet hizmetlerinde yaşanabilecek kesintilere odaklanıyor. Hükümet, vatandaşlara evlerinde bozulmayan gıda ürünleri ve şişelenmiş içme suyu bulundurmalarını, temel ihtiyaçlarını önceden planlamalarını ve acil durumlarda desteğe ihtiyaç duyabilecek kişileri belirlemelerini tavsiye etti.
İngiltere Güvenlikten Sorumlu Devlet Bakanı Dan Jarvis, vatandaşların basit önlemler almasının acil durum hizmetleri üzerindeki baskıyı azaltabileceğini ve yardımların öncelikle daha fazla desteğe ihtiyaç duyan kişilere ulaştırılmasını sağlayabileceğini belirtti. İngiltere genelinde 500'den fazla kuruluşun kampanyaya destek verdiği, bilgilendirme çalışmalarının sosyal medya ve radyo yayınlarıyla sürdürüleceği bildirildi.
İngiltere Savunma Bakanı Wes Streeting ise 24 Ekim'de İngiltere merkezli The Telegraph gazetesi için kaleme aldığı değerlendirmede, ülkenin müttefikleriyle birlikte olası bir savaşa karşı hazırlıklarını tamamlamak için yaklaşık bin günü bulunduğu uyarısında bulundu. Streeting, İngiltere'ye yönelik tehdit oluşturan devletlerin askeri kapasitesinin arttığını belirterek bu ülkelerin 2030 yılına kadar saldırı düzenleyebilecek bir konuma ulaşabileceğini savundu. İngiltere'nin NATO müttefikleriyle birlikte savunma hazırlıklarını güçlendirmesi gerektiğini vurgulayan Streeting, olası bir çatışmayı önlemek için askerî hazırlıkların tamamlanmasının önemine dikkati çekti.
Hollanda hükümeti, 12 Ekim'de "Denk Vooruit (İleriyi Düşün)" adlı yeni acil durum hazırlık kampanyasını başlattı. Kampanya kapsamında vatandaşlardan elektrik, su ve internet hizmetlerinin 72 saat boyunca kesilmesi ihtimaline karşı hazırlıklı olmaları istendi. Hollanda Ulusal Terörle Mücadele ve Güvenlik Koordinatörlüğü'nün (NCTV) yayımladığı Risk ve Kriz Barometresi'ne göre, ülke nüfusunun yarısından fazlası elektrik, su ve internet gibi temel hizmetlerin kesintiye uğramasından endişe duyuyor. Araştırmada, her 10 Hollandalıdan dördünden fazlasının olası kesintilere karşı acil durum çantası hazırlamak veya aile içinde kriz planı oluşturmak gibi önlemler aldığı belirlendi.
Hollanda hükümeti, kampanyanın gerekçeleri arasında yaz aylarında yaşanan büyük orman yangınları ve aşırı kuraklık ile Almanya'daki elektrik şebekesine yönelik sabotaj girişimlerini gösterdi. Adalet ve Güvenlik Bakanı David van Weel, ülkede daha önce hiç bu kadar fazla kişinin risk ve tehditlere karşı hazırlık yapmadığını belirterek vatandaşlardan acil durumlarda çocukların bakımının nasıl sağlanacağı, komşulara nasıl yardım edileceği ve iletişim sistemlerinin kesilmesi halinde nasıl hareket edileceği gibi konuları önceden değerlendirmelerini istedi.
Kampanya kapsamında vatandaşlara acil durum çantası hazırlamaları, aileleriyle kriz planı oluşturmaları ve komşularıyla olası acil durumlar hakkında iletişim kurmaları önerildi.
Belçika Ulusal Kriz Merkezi, 1 Ekim'de "Prepared Together (Birlikte Hazırlıklı)" adlı acil durum rehberini yayımladı. Rehberde vatandaşların kriz öncesinde, sırasında ve sonrasında nasıl hareket etmeleri gerektiğine ilişkin tavsiyelere yer verildi. Ulusal Kriz Merkezi, vatandaşların güvenli alanlara nasıl sığınabilecekleri, acil durumlarda güvenilir bilgiye nasıl ulaşabilecekleri, acil durum çantalarında hangi malzemeleri bulundurmaları gerektiği ve aileleri için nasıl bir kriz planı oluşturabilecekleri konusunda bilgilendirilmesini amaçladığını açıkladı.
Belçika Güvenlik ve İçişleri Bakanı Bernard Quintin, ülke içinde ve dışında krizlerin ve tehditlerin giderek sıklaştığını belirterek, vatandaşların paniğe kapılmadan hazırlıklı olmaları gerektiğini vurguladı.
Belçika'nın son yıllarda COVID-19 salgını, 2021 yılındaki yıkıcı seller, fırtınalar, sıcak hava dalgaları ve orman yangınları gibi çeşitli krizlerle karşı karşıya kaldığı hatırlatıldı. Kriz Merkezi, acil durumlara hazırlığın yalnızca kamu kurumlarının değil, vatandaşların ve yerel toplulukların da ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Rehberin yayımlandığı 1 Ekim'de ülke genelinde 260 yerel yönetim tarafından acil durum uyarı sistemi BE-Alert kapsamında test mesajları gönderildi.
Polonya'da İçişleri ve İdare Bakanlığı tarafından yürütülen Sivil Koruma ve Sivil Savunma Akademisi programı kapsamında, 17 Ekim'de ülke genelinde en az bin 500 noktada ailelere yönelik kriz hazırlık eğitimleri planlandı. "Krajowy Trening Rodzinny (Ulusal Aile Eğitimi)" adıyla düzenlenen etkinliklerde çocuklara ve ailelere alarm sistemlerinin tanınması, güvenli sığınakların belirlenmesi, tahliye sırasında izlenecek yöntemler ve aile içi acil durum planlarının hazırlanması konularında uygulamalı eğitim verilmesi öngörüldü.
Eğitim programına itfaiyeciler, polisler, öğretmenler, izci kuruluşları ve yerel yönetimler dahil edildi. Etkinliklerde telefonların çalışmadığı, iletişim ağlarının kesildiği veya aile bireylerinin birbirlerine ulaşamadığı senaryolara karşı hazırlık yapılması hedeflendi. Polonya hükümetinin açıklamasına göre, Mayıs-Eylül 2026 döneminde Sivil Koruma ve Sivil Savunma Akademisi kapsamında düzenlenen 4 binden fazla etkinliğe 720 binden fazla kişi katıldı. Ülkede ayrıca, Soğuk Savaş döneminden kalan sığınakların yenilenmesi ve sivil savunma altyapısının güçlendirilmesi için çalışmalar yürütülüyor.
Lüksemburg hükümeti, 9 Ekim'de "Bass du prett (Hazır mısın)" adlı ulusal kriz hazırlık kampanyasını başlattı. Başbakan Luc Frieden ve İçişleri Bakanı Léon Gloden'in katıldığı toplantıda, vatandaşların olası acil durumlarda 72 saat boyunca kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmelerine yönelik rehber tanıtıldı. Hükümet, doğal afetler, uzun süreli elektrik kesintileri, siber saldırılar ve temel hizmetlerin aksaması ihtimaline karşı bütün hanelerin hazırlık yapmasını istedi.
Rehberde gıda, su, temel ihtiyaç malzemeleri, iletişim planlaması, acil durum uyarı sistemleri ve korunmaya ihtiyaç duyan kişilere yardım edilmesi gibi konular yer aldı. Lüksemburg hükümeti, 14 Ekim'den itibaren yaklaşık 300 bin rehberin ülke genelindeki hanelere dağıtılacağını açıkladı. Başbakan Frieden, krizlere hazırlığın yalnızca devletin sorumluluğunda olmadığını, vatandaşların da bireysel hazırlıklarını tamamlaması gerektiğini vurguladı.
Almanya Federal Sivil Koruma ve Afet Yardımı Dairesi (BBK), vatandaşlara olası krizler ve afetler karşısında mümkünse 10 gün boyunca kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek miktarda temel malzeme bulundurmalarını tavsiye ediyor. Kurumun kriz ve afet hazırlığı rehberinde, vatandaşlardan içme suyu, uzun süre saklanabilecek gıda ürünleri, ilaç, ilk yardım malzemeleri ve diğer temel ihtiyaçlarını önceden hazırlamaları istendi.
Rehberde, 10 günlük hazırlığın mümkün olmaması durumunda üç günlük temel ihtiyaç stoğunun da önemli bir başlangıç olacağı belirtildi. Almanya'da sivil savunma hazırlıkları, doğal afetlerin yanı sıra uzun süreli elektrik kesintileri, altyapı arızaları ve diğer olağanüstü durumları kapsıyor.
Estonya'da ekim ayı Sivil Koruma Ayı kapsamında değerlendirilirken 14 Ekim'de ülke genelinde acil durum uyarı sistemleri test edildi. Estonya Kurtarma Kurumu tarafından düzenlenen tatbikatta ülke genelindeki alarm sirenleri çalıştırıldı, vatandaşlara cep telefonları ve dijital uygulamalar üzerinden uyarılar gönderildi.
"EE-ALARM" sisteminin test edildiği uygulama kapsamında kamu kurumları ve işletmelerde sığınma prosedürleri denendi. Yetkililer, vatandaşlardan aileleriyle birlikte sığınma planlarını gözden geçirmelerini ve acil durumlarda güvenli alanlara nasıl ulaşabileceklerini önceden belirlemelerini istedi.
Finlandiya ve İsveç, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları sonrasında güçlendirdikleri sivil savunma hazırlıklarını sürdürüyor. Fransız Le Monde gazetesinin dün yayımladığı habere göre, Finlandiya'da yaklaşık 50 bin 500 sığınak bulunuyor. Bu sığınakların toplam kapasitesi yaklaşık 4,8 milyon kişiye ulaşıyor. Ülkede sığınakların modern savaş tehditlerine karşı dayanıklılığını ölçmeye yönelik testler de yeniden başlatıldı.
Finlandiya yönetimi ayrıca 2030 yılına kadar yer altı hastanelerinin geliştirilmesi için 400 milyon avroluk yatırım planını duyurdu. İsveç'te ise yaklaşık 64 bin sığınak bulunuyor. Yaklaşık 7 milyon kişiyi barındırabilecek kapasitedeki sığınakların modernizasyonuna yönelik çalışmalar yürütülüyor. Her iki ülkede de sivil savunma hazırlıkları kapsamında kritik altyapının korunması, stratejik rezervlerin sürdürülmesi ve kamu hizmetlerinin olağanüstü koşullarda devam ettirilmesi hedefleniyor.
Fransa hükümeti de enerji, ulaşım ve diğer kritik altyapı tesislerinin dron saldırılarına karşı korunmasına yönelik çalışmalarını artırdı. Batı medyasında yer alan haberlere göre, Fransa'da ağustos ayında kabul edilen yasal düzenlemeyle belirli kritik altyapı işletmecilerine, yetkilendirilmiş alanlarda dronları tespit etme ve etkisiz hale getirme imkanı tanındı. Fransız hükümeti, 2027 yılına kadar daha fazla stratejik tesisin dronlara karşı savunma sistemleriyle donatılmasını planlıyor.