YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’dan Bursa’da Mekke Anlaşması ve fon soruşturması açıklaması

YENİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Bursa’da yaptığı açıklamalarda Mekke Anlaşması’na karşı çıkarak Türk askerinin yeni çatışmaların içine çekilmemesi gerektiğini söyledi. Fon soruşturması üzerinden iktidarın ekonomi yönetimini de eleştiren Günaydın, “450 bin yatırımcının 850 milyar lirası iç edildi” dedi. Belediyelere yönelik operasyonları da gündemine alan Günaydın, iktidara yönelik eleştirilerinin ardından “Size de dersini ilk seçimde bu memleket verecek” dedi.

Haber Giriş Tarihi: 04.11.2026 17:06
Haber Güncellenme Tarihi: 04.11.2026 17:09
https://www.bursatanik.com/

YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Osmangazi Belediyesi'nin Demirtaş Sakarya Mahallesi'nde hizmete açtığı kapalı pazar alanının açılışına katılımının ardından Bursa İl Başkanlığı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Basın açıklamasına YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, İlçe Başkanları, İl Yönetim Kurulu Üyeleri ve partililer katıldı.

Açıklamada konuşan YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa’da sağlık hizmetlerine erişim konusunda yaşanan sorunlara dikkat çekerek Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’nin açılmasıyla birlikte dört hastanenin kapatılmasının gündeme gelmesini eleştirdi.

Bursa’da vatandaşların yoğun bakım ünitesi ve yatak bulamadıkları, randevu alamadıkları gerekçesiyle kendilerine sık sık ulaştığını ifade eden Yeşiltaş, hastanenin açılmasıyla birlikte mevcut sağlık sorunlarının çözülmesini bekleyen Bursalıların, dört hastanenin kapatılması haberiyle karşılaştığını söyledi.

Bursa’da ciddi anlamda bir sağlığa erişim sorunu yaşandığını belirten Yeşiltaş, “Dört gözle Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nin açılışını bekliyorlardı. Ancak ne yazık ki hastanenin açılmasıyla birlikte dört hastanemizin de kapatıldığı haberini aldık. Her gün onlarca kişi, yoğun bakım ünitesi ve yatak bulamadığı, randevu alamadığı için bizlere ulaşıyor.

Dört hastanenin kapatılması, aynı sorunların devam etmesi anlamına geliyor. Bakın, Çekirge Devlet Hastanesi 535 yatak kapasiteli. Bursa Dörtçelik Çocuk Hastanesi 275 yatak kapasiteli. Şehit Yarbay İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi 150 yatak kapasiteli. Bursa Muradiye Onkoloji Hastanesi ise 212 yatak kapasiteli. Yani toplam dört hastanenin yatak kapasitesi bin 172. Açılan Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nin yatak kapasitesi ise bin 315” dedi.

“Bu hastanelerin kapanması sağlık sorunlarının devam etmesi demek”

Dört hastanenin kapatılmasının Bursa’daki sağlık sorunlarını ortadan kaldırmayacağını, aksine mevcut erişim problemlerinin devam etmesine neden olacağını dile getiren Yeşiltaş, yetkililere ve Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulundu.

Yeşiltaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Buradan da görüyoruz ki bu hastanelerin kapanması, Bursa'daki sağlık sorunlarının ve sağlığa erişim probleminin devam etmesi anlamına geliyor. Buradan yetkilileri ve Sağlık Bakanlığı'nı uyarıyoruz. Bursalıların bu hastanenin açılması ve sağlık sorunlarının çözülmesine yönelik beklentisi vardı. Ancak siz burayı açarken hastaneleri kapatmayı hangi akılla düşünüp hayata geçirdiniz? Bunu anlamış değiliz.

Bir an önce bu yanlışınızdan vazgeçin. Kapatılması düşünülen hastanelerin de yeniden sağlık hizmeti vermeye devam etmesi gerekiyor.

Buradan tüm yetkilileri tekrar tekrar uyarıyoruz. Günde onlarca telefon alıyoruz. Vatandaşlar bize ulaşarak sağlık hizmetlerine erişim konusunda destek ve yardım istiyor.

Eğer hastaneleri kapatırsanız bu sorunlar devam edecektir. Bir an önce bu yanlıştan vazgeçin ve kapatılması düşünülen hastaneleri yeniden hizmete açın diyoruz.”

Yeşiltaş'ın konuşmasının ardından YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın açıklamalarda bulundu.

ABD’deki siyasi gelişmelerin Türkiye’nin dış politikasına etkisini değerlendiren Günaydın, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki görüşmelerde gündeme gelen CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusuna değindi. Türkiye’nin parasını ödediği F-35 savaş uçaklarını henüz alamadığına dikkat çeken Günaydın, yaptırımların kaldırılmasının giderek zorlaştığını söyledi. .

Rusya’dan satın alınan S-400 sistemlerinin de kullanılmadan beklediğini belirten Günaydın, bu tablonun iktidar açısından önemli dersler içerdiğini ifade etti.

Erdoğan yönetiminin dış desteğe dayanarak siyasi meşruiyet arayışında bulunmasını eleştiren Günaydın, “Demek ki meşruiyeti kendi halkından alacaksın” dedi. Uluslararası ilişkilerin kişisel yakınlıklar üzerinden yürütülemeyeceğini vurgulayan Günaydın, “Uluslararası ilişkiler kişisel ilişkilerle yürümez, kurumsal ilişkilerle yürür” ifadelerini kullandı.

Mekke Anlaşması’na tepki: “Türk askeri bir ihraç malı mıdır?

Günaydın’ın Bursa’daki açıklamalarının önemli başlıklarından biri de TBMM’de görüşülen Mekke Anlaşması oldu. Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye ve Mısır’ın dahil olduğu anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde Günaydın, Mısır’ın anlaşmaya katılmadığını belirterek Türkiye’nin böyle bir oluşumda yer almasının ulusal çıkarlar açısından sorgulanması gerektiğini söyledi.

Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki gerilim üzerinden Türkiye’nin bölgedeki olası rolünü eleştiren Günaydın, Türk askerinin başka ülkelerin çatışmalarında kullanılmasına karşı çıktı.

“Böyle bir anlaşmada Türkiye Cumhuriyeti’nin bir gram yararı var mıdır?” diye sordu.

“Memleketi ve askerimizi yeni maceralara, tehditlere sürüklemeyin ve bu anlaşmaya hayır deyin” ifadelerini kullanan Günaydın, milletvekillerinin karar verirken ülkenin çıkarlarını ve halkın geleceğini gözetmesi gerektiğini dile getirdi.

Fon soruşturması için “Organize bir soygun” vurgusu

Türkiye’deki ekonomik sorunlara da değinen Günaydın, uzun süredir devam eden ekonomik krizin vatandaşların yaşam koşullarını ağırlaştırdığını kaydetti. Enflasyon, gıda fiyatları, açlık sınırı ve işsizlik üzerinden değerlendirmelerde bulunan Günaydın, fon soruşturmasının ekonomik tabloya yeni bir darbe vurduğunu söyledi.

Fon skandalını yalnızca bireysel suçlarla açıklamanın mümkün olmadığını belirten Günaydın, olayın organize bir yapıya dayandığını söyledi. Süreçte yer alan şirketler ve denetleyici kurumlarla ilgili eleştirilerde bulunan Günaydın, kamu kurumlarının gerekli denetimleri yapmadığını açıkladı.

Günaydın, “450 bin yatırımcının 850 milyar lirası iç edildi” diyerek soruşturmanın boyutuna dikkat çekti.

Açıklamasında Fatma Betül Sayan Kaya’nın yatırımlarıyla ilgili iddiaları da gündeme getiren Günaydın, söz konusu paranın kaynağının açıklanması gerektiğini savundu. Ayrıca bir Sağlık Bakanlığı bürokratının 20 milyar lirayla yurt dışına kaçtığını iddia ederek olayın tüm bağlantılarının araştırılması çağrısında bulundu.

Söz konusu açıklamalarında sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini belirten Günaydın, “Bu arsızlarda utanan yok, istifa eden yok, özür dileyen yok” ifadelerini kullandı.

“Borsa’da 17 Eylül’den bu yana kayıp 7 trilyon lirayı aştı"

Fon soruşturmasının ekonomik sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Günaydın, 17 Eylül’den bu yana borsadaki kaybın 7 trilyon lirayı aştığını ve Türkiye ekonomisine verilen zararın 170-180 milyar dolar düzeyinde olduğunu söyledi.

Bu miktarı 6 Şubat depremlerinin ardından ortaya çıkan yeniden inşa ihtiyacıyla karşılaştıran Günaydın, yaşanan kaybın büyüklüğüne dikkat çekti.

Soruşturma kapsamında yüksek kazanç elde ettiği öne sürülen kişi ve şirketlerin açıklanmasını isteyen Günaydın, birkaç ay içerisinde 100 milyon liranın üzerinde kazanç sağladığını belirttiği 141 kişi ile 73 şirketin kamuoyuna duyurulması gerektiğini söyledi. Ayrıca 1-15 Eylül tarihleri arasında yüz milyarlarca liranın yurt dışına çıkarıldığını iddia ederek, siyasi parti ayrımı gözetilmeksizin tüm bağlantıların araştırılmasını istedi.

Yatırımcıların zararlarının karşılanmasına yönelik uygulamaları da eleştiren Günaydın, bir milyon liraya kadar kayıpların karşılanacağı yönündeki açıklamalara rağmen ödemelerin sınırlı kaldığını savundu. Günaydın, mağduriyetlerin giderilmesi için sorumluların bulunması ve paraların geri alınması gerektiğini ifade etti.

Belediyelere yönelik operasyonları da eleştirdi

Konuşmasının son bölümünde belediyelere yönelik operasyonları değerlendiren Günaydın, kamu kaynaklarına yönelik usulsüzlük iddialarının hangi siyasi partiden olursa olsun soruşturulması gerektiğini söyledi. Ancak operasyonların muhalefet belediyelerine yoğunlaştığını savunarak uygulamada çifte standart bulunduğunu öne sürdü.

Günaydın, 33 belediye başkanının tutuklu olduğunu ve 13 belediyede kayyum bulunduğunu iddia etti. Üsküdar, Ataşehir ve Adalar örneklerini veren Günaydın, bazı belediyelerin siyasi baskı yoluyla iktidara yönlendirildiğini ileri sürdü.

Esenyurt Belediyesi üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Günaydın, kayyum yönetimi döneminde yapılan görevlendirmelere ve bir belediye başkan yardımcısına yönelik iddialara dikkat çekti. Kamu görevlileri hakkında dile getirdiği suçlamaların araştırılması gerektiğini savunan Günaydın, denetim eksikliğinin usulsüzlüklere zemin hazırladığını söyledi.

Belediyelere yönelik adli işlemlerde eşitlik çağrısı yapan Günaydın, kamu malına zarar veren herkesin hesap vermesi gerektiğini belirtti. Konuşmasını iktidara yönelik eleştirileriyle tamamlayan Günaydın, “Ceberrutlukla, zalimlikle seçim kazanamazsınız” dedi ve “Size de dersini ilk seçimde bu memleket verecek” ifadelerini kullandı.