
Bursa Kent Konseyi'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Değerli Halkımız, Paydaşlarımız ve Sevgili Hemşehrilerimiz;
Bundan tam iki yıl önce Bursa halkının iradesi ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilen Mustafa Bozbey; hukuku ve adaleti yok sayan, demokratik ve insani değerlere ağır bir darbe niteliği taşıyan, kamu vicdanını derinden yaralayan bir yöntemle gözaltına alınmış; sonucu önceden belirlenmiş, siyasi saiklerle yürütülen bir soruşturmanın ardından tutuklanmıştır. Tutuklama kararının mürekkebi kurumadan aynı gün İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılmış ve Başkanlık makamına bir vali yardımcısı kayyım olarak atanmıştır.
Bursa Valisi'nin davetiyle, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz'ın yönetiminde gerçekleştirilen meclis oturumunda; Cumhuriyet Halk Partisi ve İyi Partili belediye meclis üyeleri ile milletvekillerinin belediye meclis salonuna alınmaması, Bursa halkının iradesinin açıkça yok sayıldığını göstermektedir. Demokratik olmayan bu ortamda gerçekleştirilen oturumda, Cumhur İttifakı meclis üyeleri kendi aralarında yaptıkları oylamayla; 31 Mart 2024'te yüzde 10'luk (170 bin oy) farkla Bursa halkının seçtiği Mustafa Bozbey'den alınan Büyükşehir Belediye Başkanlığını AKP'li bir meclis üyesine devretmiştir. Başka bir ifadeyle Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na adeta çökülmüş; halkın iradesi yargı eliyle gasp edilmiştir. Ortaya çıkan bu tablo; hukukun, adaletin ve evrensel demokratik ilkelerin yok sayıldığı, halk iradesinin ortadan kaldırıldığı bir düzeni açıkça ortaya koymaktadır. Bursa Kent Konseyi Yürütme Kurulu olarak bu süreci kabul etmediğimizi ve onaylamadığımızı kamuoyunun bilgisine sunarız. Bu şekilde gerçekleştirilen bir işlemin demokrasiyle, halk iradesiyle ya da hukuk devleti ilkeleriyle hiçbir bağı yoktur. Bursa halkının 861.295 oyunu alarak %47,67 oy oranıyla seçtiği Mustafa Bozbey'in yerine, Cumhur İttifakı meclis üyelerinin kendi aralarında yaptığı oylamada 61 oyla belirlenen bir ismin getirilmesi; halkın iradesinin, kapalı kapılar ardında alınan sınırlı sayıda oyla yok sayılması anlamına gelmektedir. Seçilmiş bir belediye başkanının, halkın açık iradesi yok sayılarak görevden alınması ve yerine, halkın başkan olarak seçmediği bir ismin kapalı ve antidemokratik bir süreçle göreve getirilmesi; demokratik meşruiyetin tamamen ortadan kaldırıldığını göstermektedir. Bu uygulama, yalnızca bir görev değişikliği değil, doğrudan doğruya Bursa halkının iradesine yönelik açık bir müdahale ve demokratik düzenin ağır biçimde ihlalidir. Bursa Kent Konseyi olarak bu anlayışı reddediyor, demokrasinin temel ilkeleriyle bağdaşmayan bu süreci asla kabul etmiyoruz.
Seçilmiş bir başkanın siyasallaşmış yargı eliyle görevden uzaklaştırılması ve belediye meclisinin işleyişine dair yaşananlar; meselenin kişi ya da siyasi partilerin ötesinde, doğrudan demokrasiye yönelik sistematik bir müdahale olduğunu göstermektedir. Bu durumu; demokratik yaşamı, kent yönetiminde halkın söz ve karar hakkını, anayasayı ve yasaları yok sayan açık bir saldırı olarak değerlendiriyoruz.
Kent Konseyleri; merkezi yönetimin, yerel yönetimlerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve sivil toplumun ortaklık anlayışıyla buluştuğu; kentin kalkınma önceliklerinin, sorunlarının ve vizyonunun ortak akılla belirlendiği demokratik yapılardır. Ancak gelinen noktada, yerel düzeyde demokratik katılımın ortadan kaldırıldığı, çok aktörlü yönetişim anlayışının tasfiye edildiği bir ortam yaratılmıştır. Bu koşullar da Bursa Kent Konseyi'nin varlık nedenini fiilen ortadan kaldırılmıştır.
Özellikle vurgulamak isteriz ki; Bursa Kent Konseyi olarak 30 Haziran 2024 ile 10 Nisan 2026 tarihleri arasındaki 22 aylık süreçte, Kuruluş amacımız doğrultusunda, tüm paydaşlara açık çağrıyla ve demokratik katılım esas alınarak gerçekleştirilen seçimler sonucunda oluşturduğumuz çocuk, gençlik, kadın, engelli ve çevre meclislerimizin yanı sıra; 20 farklı çalışma grubumuz ve gönüllülerimizle birlikte, katılımcı ve çok paydaşlı bir anlayışla kente değer üreten kapsamlı çalışmalar yürüttük. Bu süreçte; 3 genel kurul ve 43 yürütme kurulutoplantısı ile karar alma mekanizmalarını düzenli ve etkin biçimde işletirken; kent vizyonuna katkı sunan, Bursamızın 17 ilçesinin tamamında yürüttüğümüz "Hayalimizdeki Bursa'yı Konuşuyoruz" çalıştay serimiz başta olmak üzere yüzlerce farklı alanda kapsamlı etkinlikler geliştirdik. Kamusal mekânların katılımcı yaklaşımla yeniden ele alınmasını hedefleyen çalışmalar, gençlik odaklı araştırmalar, kent hafızasına yönelik üretimler ve sağlıklı yaşamı destekleyen uygulamalar bu projelerin temelini oluşturdu. Aynı dönemde; 6 farklı alanda 30 çalıştay ile kentin öncelikli meselelerini çok paydaşlı platformlarda ele aldık ve 2 insani ihtiyaç saha analiz raporu ile hem yerel hem de ulusal ölçekte veri üreten çalışmalar gerçekleştirdik. Toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik etkinlikler, kentlilerin gelecek hayallerini soran tematik buluşmalar ve kamusal katılım süreçleriyle geniş kesimlere ulaştık; ulusal gün ve toplumsal hassasiyetlere ilişkin 25 farklı yürüyüşle kamusal görünürlük sağladık.
Ürettiğimiz bilgi ve deneyimi kalıcı hale getirmek amacıyla; çalışma ve çalıştay raporları, faaliyet raporları, özgün içerikler ve kentlinin deneyim analizlerini kapsayan toplam 8 yayın hazırladık. Bunun yanı sıra onlarca panel ve söyleşi ile kent gündemini sürekli canlı tuttuk. Tüm bu çalışmalarla birlikte, görevde olduğumuz yalnızca 650 günde toplam 568 toplantı ve etkinlik gerçekleştirerek, Bursa Kent Konseyi'nin demokratik, katılımcı, üretken ve kente yön veren bir yapı olduğunu somut biçimde ortaya koyduk.
Dijital iletişim alanında da benzer bir üretkenlik ve etki düzeyi yakaladık. Göreve geldiğimizde yaklaşık 3 bintakipçisi bulunan Instagram hesabımızı kısa sürede 14 bin takipçi seviyesine ulaştırarak kentle kurduğumuz iletişimi güçlendirdik. Bu süreçte 260 reels videosu ve 2000 gönderi paylaşarak, ortalama aylık 100 içeriküretimiyle sürdürülebilir ve dinamik bir iletişim dili oluşturduk. Ürettiğimiz içeriklerle toplamda 1,5 milyongörüntülemeye ulaşarak ve aylık ortalama 125.234hesaba erişerek, Bursa Kent Konseyi'nin çalışmalarını geniş kitlelerle buluşturmayı ve kent gündeminde görünür kılmayı başardık.
Bu veriler; Bursa Kent Konseyi'nin ne denli üretken, katılımcı ve kent yaşamına değer katan bir yapı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Ancak bugün gelinen noktada, böylesine yoğun çalışan, üreten ve kente katkı sunan bir konseyin faaliyetlerini sürdürebileceği demokratik zemin ortadan kaldırılmıştır.
Açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz: Bursa'da artık demokratik bir ortam kalmamıştır.
Hukuktan ve adaletten yoksun, antidemokratik yöntemlerle kent yönetimini gasp eden bir anlayıştan; katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim beklemek mümkün değildir. Aynı şekilde, halkın iradesinin yok sayıldığı bir ortamda ortak akıl üretmek, kent adına karar süreçlerine katkı sunmak ve demokratik yönetişim mekanizmalarını işletmek de imkânsız hale gelmiştir.
30 Haziran 2024 tarihinde yapılan genel kurulun güveniyle göreve geldiğimiz günden bu yana; kentimizin daha yaşanabilir, daha yeşil, daha sağlıklı ve daha mutlu bir şehir olması için büyük bir özveriyle çalıştık. Ancak gelinen bu noktada, tüm bu emeğin karşılık bulabileceği demokratik zemin ortadan kaldırılmıştır. Kentin hak ve hukukunu gözeten, katılımı esas alan, çoğulcu demokrasiyi güçlendiren; anayasa ve yasalara saygıyı temel kabul eden ve kent yaşamına dair kararların halkın iradesi, ortak akıl ve demokratik süreçler doğrultusunda alınması gerektiğine inanan Bursa Kent Konseyi olarak; tüm bu ilkeleri yok sayan, halkın iradesini gasp eden ve antidemokratik bir yerel yönetim anlayışının yaratıcısı olan bir yapıyla birlikte çalışabilmenin ve ortak hedefleri gerçekleştirebilmenin mümkün olmadığı kanaatine varmış bulunmamız nedeniyle Bursa Kent Konseyi Başkanlığı ve Yürütme Kurulu üyeliklerimizden istifa ettiğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.
Bundan sonraki süreçte, Bursa Kent Konseyi çatısı dışında da olsa; kentimizin hak ve hukukunu, doğal varlıklarını, demokratik değerlerini savunmaya; laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti anlayışının yeniden hâkim olması ve güçlenmesi için mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız."