Özgür Özel’den Meclis’teki çocuk istismarı hakkında ilk tepki

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, BirGün’ün ortaya çıkardığı Meclis’teki çocuk istismarı ile ilgili, “Büyük bir öfke ve mensubu olduğumuz TBMM adına büyük bir utanç içindeyiz” dedi. Özel, “Bu konudaki kamuoyu merakı ve her birimizin tedirginliğini tatmin edecek şeffaf cevapları en kısa sürede bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel’den Meclis’teki çocuk istismarı hakkında ilk tepki
Yayınlama: 11.12.2025
A+
A-

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile CHP Genel Merkezi’nde bir araya geldi.

Yavuz Ağıralioğlu ve Özgür Özel, görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Ağıralioğlu, “Memleketin büyük potansiyeli var. Memleketin iyi yönetilmediğini düşünüyoruz. İstişarelerimiz sürecek” dedi.

BirGün’ün ortaya çıkardığı TBMM’deki çocuk istismarı hakkındaki soruya Özel, “Büyük bir öfke ve mensubu olduğumuz Türkiye Büyük Millet Meclisi adına büyük bir utanç içindeyiz. Bu meselenin Meclis yönetimi tarafından en hızlı, en sert tedbirlerle ve tüm kamuoyunu tatmin edecek ve tekrarına imkan bırakmayacak şekilde, en sert şekilde kovuşturulması, soruşturulması ve cezalandırılması için Meclis üzerine düşeni yapmalıdır” dedi.

“Bu konuda Meclis’teki kadın çalışan arkadaşlarımızın bir tepkisi ve kadın milletvekillerinin bir tepkisi var” diyen Özel, şunları söyledi:

“Bu tepki çok anlaşılır. Anlaşılmaz olan, Meclis’in kapısının önünde polisin bu tepkiye engel olmaya çalışması. Sayın Meclis Başkanımızla daha önce de konuşmuştuk. Meclis çoğu zaman son umut noktasıdır. Ve oraya sesini duyurmaya gelenlere polis engeli kabul edilemez. Elbette Meclis’in güvenliği sağlanır. Hatta biz Çankaya Belediyesi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin de olumlu yaklaşımıyla, Meclis’in önündeki parkın Demokrasi Parkı’na çevrilmesi, bir serbest kürsü konulması, tepki, protesto, Meclis’e seslenişin yapılması için Sayın Başkana da söylemiştik. ‘Olabilir’ demişti. Halen daha Sayın Başkan, ‘Ya Meclis’e gelinebilir, burada basın açıklaması yapılabilir’ demesine rağmen, bugün iğneyi kendisine batırması gerektiği gün Meclis’in, bir anda karşısındaki kadın milletvekillerine, kadın çalışanlara, kadın örgütlerine karşı polis direnci gösteriliyor. Bu anlaşılabilir değil. Hiçbir yerde böyle kötü yaşanmışlıklar olmamalı, olduğunda en sert şekilde üzerine gidilmeli. Ama Meclis’te bunun bir kişinin aklının ucundan geçmesi, böyle bir şeye yeltenebilecek bir kişinin bu milletin en kıymetli, milli iradenin tecelligahının süzgeçlerinden sıyrılıp bu pisliğin içeri girebilmiş olması kabul edilebilir değil.”

Özgür Özel, “Ayrıca 10 kişiden bahsediliyor. Ama şu ana kadar bir kişinin görevinden uzaklaştırıldığı söyleniyor. Bu konudaki kamuoyu merakı ve her birimizin tedirginliğini tatmin edecek şeffaf cevapları en kısa sürede bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

İTTİFAK SORUSUNA YANIT

Özgür Özel, genel seçime doğru bir ittifakın gündeme gelip gelmeyeceği konusunda şunları söyledi:

“Biz siyasetin her şeye hakkı olduğunu, ama milletin seçtiği ya da milletin umut bağladığı siyasi partilerin birbiriyle diyalog kurmamaya hakkı olmadığını, milletin seçtiklerinin, milletin sorunlarını çözsün diye umut bağladıklarının birbirleriyle kavgaya ve kutuplaşmaya hakkı olmadıklarını düşünüyoruz. Maalesef Türkiye’yi kutuplaşmadan medet uman, sürekli birilerini kendisine şeytan olarak belirleyen ve ‘O şeytanın karşısında bana sığının’ diyerek yaptıklarıyla değil de, düşmanı üzerinden kendisini destek talep eden bir iktidar anlayışı var. Bugünlerde de rejim kendisi adına güya şeytan değiştiriyor. Dün şeytanlaştırdıklarına, bugün diyalog imkanı ve ülkenin Ana Muhalefet Partisi’ne, son seçimlerin birinci partisine, ülkenin yüzde 65’ini yerel yönetimlerde yöneten partiye, ekonominin yüzde 85’ine yerel yönetim hizmeti vermekle görevlendirdiği partiye de bir düşman hukuku uygulamaya çalışıyor.

Biz her şeye rağmen tüm siyasi partilerle diyalog halindeyiz. Yavuz Başkan’la kendisinin Grup Başkanvekilliği sırasında partilerimiz adına diyaloğun, birlikte çalışmanın en iyi örneklerini vermiştik. Aramızdaki kişisel olarak da çok olumlu bir hukuk var. Anahtar Parti ile Cumhuriyet Halk Partisi arasında da kurumsal olarak iyi bir hukuk oluştu. Bunu memleket yararına, millet yararına sonuna kadar sürdüreceğiz.”

SÜREÇ HAKKINDA AÇIKLAMA

Süreç ile ilgili soruya yanıt veren Özel, “Biz Türkiye’de Kürt sorununun çözülmesi, terörün bitmesi, terörsüz ve demokratik bir Türkiye’ye kavuşmanın umudu içindeyiz. Ve bu sorunların yegane çözümünün TBMM çatısı altı olduğunu ifade etmiştik” ifadelerini kullandı.

Özel, şöyle devam etti:

“Bu konuda kararlı ve tutarlı tavrımız sürüyor. Biz terörün bitmesi için demokratik adımların atılmasının son derece önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda hazırlıklarımızı elbette daha da geliştirerek, somutlaştırarak Meclis komisyonuna ve Meclis’te bulunan – bulunmayan bütün siyasi partilerin, kamuoyunun da bilgisine sunma niyetindeyiz. Yazılacak olan raporun Türkiye’de herkes için daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük ve terörü tamamen ülkenin gündeminden çıkaracak, silahların tamamen bırakıldığı ve bundan sonra Türkiye’nin gündemine bir daha silahlı terörün girmeyeceği tedbirlerin alınması için elimizden geleni yapıyoruz. Arkadaşlarımızın rapor için birkaç gün süre istediklerini sizden duyuyorum. Yani bir son süre olduğunu da bilmiyorum. Arkadaşlarımız kendi çalışma sistematikleri içinde herhalde birkaç güne daha ihtiyaç olduğunu söylemiş. Zaten Cumhuriyet Halk Partisi’nin 29 maddelik önerisi Merkez Yönetim Kurulu’nda son şekli verilip, olgunlaştırılıp yollanmıştı. Yine çalışmanın son halinden haberdar olacağız ve ardından bu konuda Merkez Yönetim Kurulu’nun da onayı ile arkadaşlarımız görüşlerimizi komisyona sunacaklar.”

ASGARİ ÜCRET ÇAĞRISI

Asgari ücret ile ilgili açıklamalarda da bulunan Özel, şunları ifade etti:

“Bir kere açlık sınırının altında bir asgari ücret ve açlık sınırının altında emekli maaşı alıyor Türkiye’de insanlar. En düşük emekli maaşı 16 bin 800 lira, asgari ücret 22 bin 100 lira ve açlık sınavı 30 bin liraya geldi. Bir kere açlık sınırının altındaki bu rakamlarının, açlık sınırının üzerine çıkarılması gerek, çünkü açlık sınırının altında bir maaş zaten teklif edilemez. Geçtiğimiz enflasyonun ve refah payının da uygulanması lazım. Burada da ortaya çıkan rakam 39 bin lira olarak belirlendi. Ayrıca çok saygın birkaç anket kuruluşunun ‘Sizce hükümet asgari ücreti ne kadar beliler?’ sorusuna cevabın 27 – 28 bin lira ve ‘Sizce ne kadar olmalı?’ sorusuna da cevabın 40 bin lira civarında oluştuğunu görüyoruz.

İnsanlar en mütevazi talepleri ile 40 bin liralık bir asgari ücretin ancak kendilerine nefes aldırabileceğini düşünüyorlar. Biz de 39 bin liralık bir asgari ücret talebini dillendirdik. Elimizden geldiğince bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Ayrıca Türkiye’de yoksulluk sınırının da hane başına 97 bin lira olduğunu, yani bir eve 97 bin lira girmiyorsa o evin ‘fakir’, kişi eğer 30 bin lira altında maaş alıyorsa da kişinin ‘aç’ olduğu bir noktadayız. Bunu bütün milletimizin takdirine ve ülkeyi yönetenlerin insafına sunuyorum.”