Hrant Dink, katledilişinin 19’uncu yıl dönümünde vurulduğu yerde anıldı
Hrant Dink, katledilişinin 19’uncu yıl dönümünde vurulduğu yerde anıldı
Haber Giriş Tarihi: 19.01.2026 14:19
Haber Güncellenme Tarihi: 19.01.2026 14:19
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bursatanik.com/
Gazeteci, yazar, Agos Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in Ogün Samast tarafından silahla katledilişinin bugün 19’uncu yıl dönümü… Dink için her yıl olduğu gibi vurulduğu yer olan Şişli’deki Sebat Apartmanı önünde bu yıl da anma düzenlendi. Yoğun güvenlik önleminin alındığı ve kar yağışı altında yapılan anmaya çok sayıda siyasi parti temsilcisi ile yüzlerce yurttaş da katıldı.
Resul Emrah Şahan'ın mesajı okundu
Apartmana “19 Ocak, 19 yıl. Hakikatin izinde, adaletin peşinde” yazılı dev bir pankart asılan anmada sık sık “Faşizme inat, kardeşimsin Hrant”, “Biz bitti demeden bu dava bitmez” ve “Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniyiz” sloganları atıldı. Hrant’ın bir ses kaydının da dinletildiği anmada, tutuklu isimler Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir, Gezi Parkı davası tutukluları Osman Kavala ile Çiğdem Mater’in cezaevinden gönderdiği mesajlar okundu.
Anmada “Hrant’ın Arkadaşları” grubu adına konuşan Leda Özber, Agos’ta 30 yıldır aralıksız emek verdiğini belirterek, Hrant Dink’in öldürülüşünün 19’uncu, Agos gazetesinin kuruluşunun ise 30’uncu yılında olduklarını söyledi. Özber, bu süreci “kızgınlık, burukluk ve gururun bir arada yaşandığı” duygularla karşıladığını ifade etti.
Derdini Türkçe anlatarak geniş kitlelere ulaşmak istedi
Özber, Hrant Dink’in Agos’u kurarken amacının, derdini Türkçe anlatarak geniş kitlelere ulaşmak olduğunu dile getirerek, gazetenin kuruluş sürecinde birçok gazeteci ve yazarla yollarının kesiştiğini anlattı. Kendi Agos serüveninin de Hrant Dink’in teklifiyle başladığını aktaran Özber, kısa sürede dizgicilikten sayfa mizanpajına uzanan bir emek sürecinin parçası olduğunu söyledi.
Türkiye-Ermenistan ilişkilerine büyük önem verdi
Hrant Dink’in Türkiye-Ermenistan ilişkilerine büyük önem verdiğini belirten Özber, Dink’in en büyük hayalinin iki ülke arasındaki sınırın açılması olduğunu aktardı. Özber, Dink’in bu hayali gerçekleştiğinde Mehmed Uzun’la birlikte halay çekmeyi düşlediğini, ancak bunun gerçekleşemediğini ifade etti. Dink’in “Bir kişi bile okusa benim için önemli” sözlerini hatırlatan Özber, onun inatla barış dilini sürdürdüğünü vurguladı.
Hrant Dink yalnız bırakıldı
Konuşmasında, Dink’e yönelik tehditlerin bir süre sonra arttığını ancak Dink’in ne dilinden ne de ülkesinden vazgeçtiğini belirten Özber, bu süreçte yalnız bırakıldıklarını dile getirdi. Özber, yaşananların ardından Ermeni toplumunda büyük bir korku ve göç dalgası yaşandığını söyledi.
19 Ocak 2007’de yaşananları hatırlatan Özber, cenaze töreninde on binlerce insanın sessizce yürümesinin hafızalara kazındığını belirterek, Hrant Dink’in cenazesiyle bile tabuları yıktığını ifade etti. Fotoğrafçı Antoine Agoudjian’ın “Bu kadar Türk, bir Ermeni için mi yürüyor?” sözünü aktaran Özber, bu sorunun o günün ruhunu özetlediğini söyledi.
Konuşmasının sonunda güncel gelişmelere de değinen Özber, Türkiye’de basın üzerindeki baskıların arttığını, çok sayıda gazetecinin hapiste olduğunu ve gazeteciliğin suç olmadığını vurguladı. Özber, adalet talebinden ve birlikte insanca yaşam mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirterek konuşmasını tamamladı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Hrant Dink, katledilişinin 19’uncu yıl dönümünde vurulduğu yerde anıldı
Resul Emrah Şahan'ın mesajı okundu
Apartmana “19 Ocak, 19 yıl. Hakikatin izinde, adaletin peşinde” yazılı dev bir pankart asılan anmada sık sık “Faşizme inat, kardeşimsin Hrant”, “Biz bitti demeden bu dava bitmez” ve “Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniyiz” sloganları atıldı. Hrant’ın bir ses kaydının da dinletildiği anmada, tutuklu isimler Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir, Gezi Parkı davası tutukluları Osman Kavala ile Çiğdem Mater’in cezaevinden gönderdiği mesajlar okundu.Anmada “Hrant’ın Arkadaşları” grubu adına konuşan Leda Özber, Agos’ta 30 yıldır aralıksız emek verdiğini belirterek, Hrant Dink’in öldürülüşünün 19’uncu, Agos gazetesinin kuruluşunun ise 30’uncu yılında olduklarını söyledi. Özber, bu süreci “kızgınlık, burukluk ve gururun bir arada yaşandığı” duygularla karşıladığını ifade etti.
Derdini Türkçe anlatarak geniş kitlelere ulaşmak istedi
Özber, Hrant Dink’in Agos’u kurarken amacının, derdini Türkçe anlatarak geniş kitlelere ulaşmak olduğunu dile getirerek, gazetenin kuruluş sürecinde birçok gazeteci ve yazarla yollarının kesiştiğini anlattı. Kendi Agos serüveninin de Hrant Dink’in teklifiyle başladığını aktaran Özber, kısa sürede dizgicilikten sayfa mizanpajına uzanan bir emek sürecinin parçası olduğunu söyledi.
Türkiye-Ermenistan ilişkilerine büyük önem verdi
Hrant Dink’in Türkiye-Ermenistan ilişkilerine büyük önem verdiğini belirten Özber, Dink’in en büyük hayalinin iki ülke arasındaki sınırın açılması olduğunu aktardı. Özber, Dink’in bu hayali gerçekleştiğinde Mehmed Uzun’la birlikte halay çekmeyi düşlediğini, ancak bunun gerçekleşemediğini ifade etti. Dink’in “Bir kişi bile okusa benim için önemli” sözlerini hatırlatan Özber, onun inatla barış dilini sürdürdüğünü vurguladı.
Hrant Dink yalnız bırakıldı
Konuşmasında, Dink’e yönelik tehditlerin bir süre sonra arttığını ancak Dink’in ne dilinden ne de ülkesinden vazgeçtiğini belirten Özber, bu süreçte yalnız bırakıldıklarını dile getirdi. Özber, yaşananların ardından Ermeni toplumunda büyük bir korku ve göç dalgası yaşandığını söyledi.
19 Ocak 2007’de yaşananları hatırlatan Özber, cenaze töreninde on binlerce insanın sessizce yürümesinin hafızalara kazındığını belirterek, Hrant Dink’in cenazesiyle bile tabuları yıktığını ifade etti. Fotoğrafçı Antoine Agoudjian’ın “Bu kadar Türk, bir Ermeni için mi yürüyor?” sözünü aktaran Özber, bu sorunun o günün ruhunu özetlediğini söyledi.
Konuşmasının sonunda güncel gelişmelere de değinen Özber, Türkiye’de basın üzerindeki baskıların arttığını, çok sayıda gazetecinin hapiste olduğunu ve gazeteciliğin suç olmadığını vurguladı. Özber, adalet talebinden ve birlikte insanca yaşam mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirterek konuşmasını tamamladı.
ANKAEn Çok Okunan Haberler