Eğitim İş: Bursa’daki çadır skandalının takipçisi olacağız

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Bursa’da üretildiğini iddia ettiği ancak daha sonra Gaziantep’te üretilerek logo bastırılmak üzere Bursa’ya gönderildiği ortaya çıkan çadırlar hakkında açıklama yapan Eğitim İş Genel Sekreteri Cengiz Sarıyer, “Halka yalan söylemek, on binlerce insanımızın hayatına mal olmuş bir felaketi kendi reklamı için kullanmak, deprem bölgesindeki insanlara birkaç gün önce çadır yollayabilecekken bu sevkiyatı reklam için geciktirmek ve onlar gece üşürken hatta soğuktan donarak ölürken sıcak yatağında uyuyabilmek bu kadar kolay olmamalı, olmayacak.” dedi.

Eğitim İş: Bursa’daki çadır skandalının takipçisi olacağız
Yayınlama: 15.03.2023
A+
A-

Eğitim İş Bursa Şubesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Bursa’da üretildiğini söylediği ancak Gaziantep’ten satın alınarak Bursa’ya logo bastırılmak üzere gönderilen çadırlar hakkında bir basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasında Eğitim İş Genel Sekreteri Cengiz Sarıyer de katıldı.

MEB’in paylaştığı videoya göre Bursa Şehit Ömer Halisdemir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde atölyeler kurulmuş, metal aksamlarının üretimi bu okuldaki atölyelerde, kumaş malzemesi ise Osmangazi Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin atölyelerinde dikilmiş, AFAD standartlarında üretilen çadırlar tırlara yüklenerek 410 adet afet çadırı 22 Şubat’ta Bursa’dan deprem bölgesine gönderilmişti.

Paylaşılan reklam filminin Hitler’in Propaganda Bakanı Goebbel’e parmak ısırtacak türden olduğunu söyleyen Sarıyer, Bursa’da üretildiği söylenen çadırların aslında Gaziantep’ten satın alınarak logo basılmak üzere Bursa’ya getirildiğini ve yeniden paketlenerek tırlarla deprem bölgesine nakledildiğini söyledi.

BAKANLIK OLAYI PERDELEMEK İÇİN HAREKETE GEÇTİ

İddialar üzerine Bakanlığın soruşturma başlattığını hatırlatan Sarıyer, “Bakanlık olayı aydınlatmak için değil adeta perdelemek için müfettişlerini harekete geçirdi. Sendikamızın açıklamalarından günler sonra yayımladığı sözde ‘yalanlamada’, ‘bu çadırlar bu okullarda üretildi’ diyemedi. Depremzedeler üzerinden yapılan bu yalan reklam organizasyonuna alet olan hiçbir okul yöneticisinin rahatı bozulmadı.” dedi.

Reklam filminde yer alan bilgiye göre başka 9 ilde daha böyle bir çadır üretimi yapıldığını aktaran Sarıyer, bu illerde de hayali üretimin yapılıp yapılmadığının peşine düştüklerini açıkladı.

Sarıyer, çadır skandalıyla alakalı Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’e şu soruları yöneltti:

  • İsimlerini verdiğimiz okullar Bakanlığınızca mı tespit edilmiştir?
  • Bizim üstüne basa basa dile getirdiğimiz bu iddialar sizin iddia ettiğiniz şekilde doğru değilse, Bursa İl Milli Eğitim Müdürü’nü bizim ifşaatlarımızın hemen sonrasında neden görevden aldınız?
  • Bakanlığınızca tespit edilmişse, bu okullara çadır üretimi için ne kadar ödenek gönderilmiş, makine, teçhizat alımları yapılmış mıdır?
  • Bu il ve okulların dışında başkaca il ve okullar var mıdır?
  • Bu okullarımızın hangisinde ve varsa başka okullarda 6 Şubat’tan bugüne kadar kaç tane çadır üretilmiş ve bölgeye sevk edilmiştir?
  • Çadır meselesi sadece deprem sürecinde Bakanlığın kendi reklamını yapması ile sınırlı bir süreç midir?
  • Çadır üretimi yapıldığını iddia ettiğiniz bu okullardaki kamera kayıtları güvenceli biçimde korunmakta mıdır? Başka bir deyişle skandallar dizinine bir de delil karartmayı eklemeyi düşünüyor musunuz?
  • Her şeyden önce, Milli Eğitim Bakanlığı görevine devam etmeyi düşünüyor musunuz? Bu skandalları önce aydınlatmayı, sonra gereğini yapmayı, kamuoyundan içtenlikle özür dilemeyi düşünüyor musunuz? Yoksa erdem, ders kitaplarına öylesine koyduğunuz bir kavram mıdır?

“SKANDALIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

Sarıyer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bilinsin ki bu skandalın da bu soruların cevaplarının da peşindeyiz! Halka yalan söylemek, on binlerce insanımızın hayatına mal olmuş bir felaketi kendi reklamı için kullanmak, deprem bölgesindeki insanlara birkaç gün önce çadır yollayabilecekken bu sevkiyatı reklam için geciktirmek ve onlar gece üşürken hatta soğuktan donarak ölürken sıcak yatağında uyuyabilmek bu kadar kolay olmamalı, olmayacak. Eğitim-İş olarak bu skandalın takipçisi olmaya devam edeceğimize söz veriyoruz.”

Haber Merkezi