MMO Bursa Şubesi'nden 17 Ağustos depremi mesajı: "Rant çıkarları bilimsel gerekliliklerin önüne geçiyor"
MMO Bursa Şubesi'nden 17 Ağustos depremi mesajı: "Rant çıkarları bilimsel gerekliliklerin önüne geçiyor"
Haber Giriş Tarihi: 15.08.2024 08:31
Haber Güncellenme Tarihi: 15.08.2024 08:32
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.bursatanik.com/
Makine Mühendisleri Odası (MMO) Bursa Şubesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 25. yıldönümünde, kaybedilen on binlerce insanı ve yaşamları altüst olan milyonları anarken, bu tür felaketlerin nedenleri ve alınmayan önlemler üzerinde durmanın kamusal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
Yapılan açıklamada, Türkiye'nin aktif deprem kuşakları üzerinde yer almasına ve depremlerin mühendislik, mimarlık, ve şehir plancılığı ile doğrudan bağlantılı bir konu olmasına rağmen, bu disiplinlerin rant çıkarları uğruna sürekli dışlandığına dikkat çekildi. MMO, 1999 depremlerinin üzerinden çeyrek asır geçmiş olmasına rağmen ülkemizin depremlere hâlâ hazırlıklı olmadığının, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş-Hatay depremlerinde bir kez daha görüldüğünü belirtti.
MESLEK ODALARININ ÖNERİLERİ GÖZ ARDI EDİLDİ
Açıklamada, 1999 depremleri sonrası yapılan yapı denetimi düzenlemelerinde meslek odalarının önerilerinin göz ardı edilerek konunun ticarileştirildiği, Yapı Denetim Kanunu'nun kapsamının daraltıldığı, kamu yapılarının denetim dışı bırakıldığı ifade edildi. Ayrıca, Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği'ne (TMMOB) bağlı odaların mevzuatla tanınmış görevleri içindeki mesleki yeterlilik, eğitim, belgelendirme, ve denetleme gerekliliklerinin dışlanarak büyük yıkımlara yol açan denetimsizliğin hâkim kılındığı vurgulandı.
İMAR AFFI DEPREM ZARARLARINI ARTIRIYOR
Makine Mühendisleri Odası, yapı dönüşümlerinin rant çıkarları, mülksüzleştirme, ve geleneksel kent kültürünü yok etme üzerine kurulu olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, ülkenin büyük bir bölümünün imara açıldığı, imar affı uygulamalarının ve depremle ilgili kurum ve kuruluşların liyakat dışı yapılanmalarının, Kahramanmaraş-Hatay depremlerinde de görüldüğü üzere, deprem zararlarını artırdığı ifade edildi.
Tasarım, yer seçimi, yapı üretimi ve denetiminde bilimsel ve bütünlüklü bir yaklaşımın olmadığını belirten MMO, sorunlu dolgu alanları, dere yatakları ve kıyılar gibi riskli bölgelerin imara açılmasının doğa olaylarını toplumsal felaketlere dönüştürdüğünü vurguladı. Ayrıca, toplanma yerlerinin imara açılması, su yatakları ile yeşil alanlar arasındaki bağların koparılması, ve deprem sonrası yapılan idari hataların da bu felaketleri derinleştirdiği ifade edildi.
"BİLİMSEL YAKLAŞIMLAR ÖNCELENMELİ"
Makine Mühendisleri Odası, deprem gibi felaketlerle yüzleşirken bilimsel yaklaşımların ve kamusal sorumluluğun önceliklendirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatarak, toplumun çıkarlarının rant hesaplarının önüne geçmesi gerektiğini belirtti.
Odadan yapılan açıklamada, yapılması gerekenler şöyle özetlendi:
Depremlere karşı önlemler bütünlüğünü, güvenli yapılaşmayı, halkın sağlıklı yaşam ve doğal çevre hakkı ile kamusal denetimi yok sayan piyasacı rantçı yaklaşımın reddedilmesi gereklidir.
Depremle ilgili tüm kurum ve kuruluşlar, ilgili Meslek Odaları ve bilim çevreleriyle ilişkilendirilerek yeniden ve liyakat-uzmanlık temelinde yeniden yapılandırılmalıdır.
Yapı denetimi uygulamasını yönlendiren kararlar ilgili bütün kurum ve kuruluşların katılımıyla oluşturulmalı; imar, yapı, dönüşüm, yapı denetim, afet yasaları TMMOB’ye bağlı ilgili Odalar, bilim çevreleri ve ilgili tüm kesimlerin katılımıyla düzenlenmeli; bu kuruluşlar mevzuat süreçlerinin asli unsurları olarak tanınmalı, üyelerinin eğitim ve belgelendirilmesi ile sicilinin tutulması Meslek Odalarınca yapılmalıdır.
Yapı Denetim Kanunu’nun ticari yapı denetim şirketi modeli yerine uzmanlık ve etik niteliklere sahip yapı denetçilerinin etkinliğini ve Meslek Odalarının sürece etkin katılımını sağlayacak bir planlama, tasarım, üretim ve denetim modeli benimsenmelidir.
Konut, sanayi, enerji, ulaşım vb. birçok alanla bağlantılı tesisat/mekanik tesisat sistemlerinin depremler ve diğer afetlerde taşıdığı önem itibarıyla, bina ve doğal eki mekanik tesisat tasarım, üretim ve bakımının denetimi Makina Mühendisleri Odası tarafından belgelendirilmiş konunun uzmanı mühendisler olmalı, bu husus bütün yasal düzenlemeler ve Yapı Denetimi Kanunu’nda yer almalıdır.
Doğalgaz, elektrik, ısıtma kazanları, jeneratörler ve gaz tesisatları için erken uyarıcı ve gaz/akım kesici sistemler uygulanmalı, denetimleri Meslek Odalarınca yapılmalıdır.
Okullar, hastaneler başta olmak üzere kamu yapılarının depreme karşı güvenli olup olmadıklarının uzman mühendisler tarafından tespitinde TMMOB’ye bağlı ilgili Odalar mutlaka yer almalıdır.
Endüstriyel tesislerin güvenlik ve birbirlerine yakınlık-uzaklık mesafelerine dair gerekli çalışmalar yapılarak standartlar ve uyulması gereken koşullar imar mevzuatına yansıtılmalı; sorunlu alanlar “yapı yasaklı alan” ilan edilmelidir.
Bir daha asla imar affı/barışı yapılmamalıdır.
Halkı mülksüzleştiren, borçlandıran ve kent dışına iten kentsel dönüşüm ile yeni rant projelerine yol açan “rezerv alan”, “acele kamulaştırma” vb. uygulamalara son verilmeli, dönüşüm gerekliliklerinde kamu her açıdan yükümlülük üstlenmeli ve yerindelik esas olmalıdır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MMO Bursa Şubesi'nden 17 Ağustos depremi mesajı: "Rant çıkarları bilimsel gerekliliklerin önüne geçiyor"
MESLEK ODALARININ ÖNERİLERİ GÖZ ARDI EDİLDİ
Açıklamada, 1999 depremleri sonrası yapılan yapı denetimi düzenlemelerinde meslek odalarının önerilerinin göz ardı edilerek konunun ticarileştirildiği, Yapı Denetim Kanunu'nun kapsamının daraltıldığı, kamu yapılarının denetim dışı bırakıldığı ifade edildi. Ayrıca, Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği'ne (TMMOB) bağlı odaların mevzuatla tanınmış görevleri içindeki mesleki yeterlilik, eğitim, belgelendirme, ve denetleme gerekliliklerinin dışlanarak büyük yıkımlara yol açan denetimsizliğin hâkim kılındığı vurgulandı.İMAR AFFI DEPREM ZARARLARINI ARTIRIYOR
Makine Mühendisleri Odası, yapı dönüşümlerinin rant çıkarları, mülksüzleştirme, ve geleneksel kent kültürünü yok etme üzerine kurulu olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, ülkenin büyük bir bölümünün imara açıldığı, imar affı uygulamalarının ve depremle ilgili kurum ve kuruluşların liyakat dışı yapılanmalarının, Kahramanmaraş-Hatay depremlerinde de görüldüğü üzere, deprem zararlarını artırdığı ifade edildi. Tasarım, yer seçimi, yapı üretimi ve denetiminde bilimsel ve bütünlüklü bir yaklaşımın olmadığını belirten MMO, sorunlu dolgu alanları, dere yatakları ve kıyılar gibi riskli bölgelerin imara açılmasının doğa olaylarını toplumsal felaketlere dönüştürdüğünü vurguladı. Ayrıca, toplanma yerlerinin imara açılması, su yatakları ile yeşil alanlar arasındaki bağların koparılması, ve deprem sonrası yapılan idari hataların da bu felaketleri derinleştirdiği ifade edildi."BİLİMSEL YAKLAŞIMLAR ÖNCELENMELİ"
Makine Mühendisleri Odası, deprem gibi felaketlerle yüzleşirken bilimsel yaklaşımların ve kamusal sorumluluğun önceliklendirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatarak, toplumun çıkarlarının rant hesaplarının önüne geçmesi gerektiğini belirtti. Odadan yapılan açıklamada, yapılması gerekenler şöyle özetlendi:- Depremlere karşı önlemler bütünlüğünü, güvenli yapılaşmayı, halkın sağlıklı yaşam ve doğal çevre hakkı ile kamusal denetimi yok sayan piyasacı rantçı yaklaşımın reddedilmesi gereklidir.
- Depremle ilgili tüm kurum ve kuruluşlar, ilgili Meslek Odaları ve bilim çevreleriyle ilişkilendirilerek yeniden ve liyakat-uzmanlık temelinde yeniden yapılandırılmalıdır.
- Yapı denetimi uygulamasını yönlendiren kararlar ilgili bütün kurum ve kuruluşların katılımıyla oluşturulmalı; imar, yapı, dönüşüm, yapı denetim, afet yasaları TMMOB’ye bağlı ilgili Odalar, bilim çevreleri ve ilgili tüm kesimlerin katılımıyla düzenlenmeli; bu kuruluşlar mevzuat süreçlerinin asli unsurları olarak tanınmalı, üyelerinin eğitim ve belgelendirilmesi ile sicilinin tutulması Meslek Odalarınca yapılmalıdır.
- Yapı Denetim Kanunu’nun ticari yapı denetim şirketi modeli yerine uzmanlık ve etik niteliklere sahip yapı denetçilerinin etkinliğini ve Meslek Odalarının sürece etkin katılımını sağlayacak bir planlama, tasarım, üretim ve denetim modeli benimsenmelidir.
- Konut, sanayi, enerji, ulaşım vb. birçok alanla bağlantılı tesisat/mekanik tesisat sistemlerinin depremler ve diğer afetlerde taşıdığı önem itibarıyla, bina ve doğal eki mekanik tesisat tasarım, üretim ve bakımının denetimi Makina Mühendisleri Odası tarafından belgelendirilmiş konunun uzmanı mühendisler olmalı, bu husus bütün yasal düzenlemeler ve Yapı Denetimi Kanunu’nda yer almalıdır.
- Doğalgaz, elektrik, ısıtma kazanları, jeneratörler ve gaz tesisatları için erken uyarıcı ve gaz/akım kesici sistemler uygulanmalı, denetimleri Meslek Odalarınca yapılmalıdır.
- Okullar, hastaneler başta olmak üzere kamu yapılarının depreme karşı güvenli olup olmadıklarının uzman mühendisler tarafından tespitinde TMMOB’ye bağlı ilgili Odalar mutlaka yer almalıdır.
- Endüstriyel tesislerin güvenlik ve birbirlerine yakınlık-uzaklık mesafelerine dair gerekli çalışmalar yapılarak standartlar ve uyulması gereken koşullar imar mevzuatına yansıtılmalı; sorunlu alanlar “yapı yasaklı alan” ilan edilmelidir.
- Bir daha asla imar affı/barışı yapılmamalıdır.
- Halkı mülksüzleştiren, borçlandıran ve kent dışına iten kentsel dönüşüm ile yeni rant projelerine yol açan “rezerv alan”, “acele kamulaştırma” vb. uygulamalara son verilmeli, dönüşüm gerekliliklerinde kamu her açıdan yükümlülük üstlenmeli ve yerindelik esas olmalıdır.
Haber MerkeziEn Çok Okunan Haberler