Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Bursalı üreticiden iktidara tepki: “Titanik gibi batıyoruz”

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Mudanya’nın Akköy ve Çepni mahallelerinde incir üreticileriyle bir araya geldi. Üreticiler, artan maliyetlere rağmen Bursa Siyahı incirinin alım fiyatının 130 liradan 50 liraya kadar gerilediğini belirterek geçinemediklerini anlattı.

Haber Giriş Tarihi: 29.08.2026 16:43
Haber Güncellenme Tarihi: 29.08.2026 16:48
Kaynak: Haber Merkezi
Bursalı üreticiden iktidara tepki: “Titanik gibi batıyoruz”

YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Mudanya ilçesinin Akköy ve Çepni köylerinde incir üreticileri ve köylüleri ziyaret etti. Kayışoğlu’na YENİ Parti Mudanya İlçe Başkanı Seda Bozdağ Güzelkaya ve parti üyeleri de eşlik etti.
Bursa’nın coğrafi işaretli ürünleri arasında yer alan ve “Bursa Siyahı” olarak bilinen siyah incir üreticileri, girdi maliyetlerinin artmasına rağmen alım fiyatlarının düşmesini ve bu nedenle ürettikleri üründen para kazanamadıklarını şikayet etti.

130 liradan başlayan fiyat 50 liraya düştü

İncirin fiyatının başlangıç fiyatından giderek daha da azaldığını belirten bir üretici, “Siyah incir burada çok meşhur olan bir şey. Aydın tarafındaki üreticilerden 160 TL’den almaya başladılar, bizimkini 130 TL’den açtılar, sonrasında da önce 100, 80, 70, 60 TL’den sonra 50 TL’ye indi. Şu anda bunun maliyeti bize kafa kafaya geliyor” dedi. Bir kilo incirin kendilerinde 35 TL olduğunu belirten üretici, İstanbul’da bir manavda aynı incirin 400 TL olduğunu belirtti.

Kayışoğlu ise, “Coğrafi işaretli Bursa’nın inciri. Plansızlık ve tarımdaki yanlış politikalardan dolayı üretici her sene aynı sorunları yaşıyor. İlk çıktığında hak ettiği fiyatı alıyor ancak daha sonra yanlış politikalar ve ihracattaki sıkıntılar nedeniyle üretici mağdur. 130 liradan başlayan fiyat 50 liraya düşmüş. İç piyasada 35 lira olan incir İstanbul’da 400 lira. Yanlış politikalar hem üreticinin kar etmesini engelliyor hem de tüketicinin uygun fiyatlı ürün yemesinin önüne geçiyor. Artık ne yapılacaksa yapılsın ve bu tarım politikaları düzeltilsin diyoruz ama bu iktidarın yapmaya niyeti yok.” ifadelerini kullandı.

Bu işi çocuklarıma yaptırmayacağım

Çiftçiler olarak en güzel işi yaptıklarını ifade eden başka bir üretici de, “En güzel işi yapıyoruz ama kesinlikle para kazanamıyoruz. Maliyetini karşılamıyor” dedi. Maliyetin neden karşılanmadığı sorusunu ise, “Ben de bilmiyorum Tarım Bakanı’yla konuşalım bu konuyu niye böyle diye. Bu ihracatı yapılan bir mal. Avrupa’ya kilosunu 400-500 liraya veriyorlar, bizden 50 liraya alıyorlar. Bu fark nereye gidiyor? Aracılar ve firmalar götürüyor. Emeğimize yazık. Bu işi çocuklarıma yaptırmayacağım.” sözleriyle yanıtladı.

Yönetim değişmedikçe sorunlarımızın çözüleceğine inanmıyorum

Emekli olmasına rağmen çiftçiliğe devam eden bir üretici ise şu sözlerle yaşanan sıkıntılara isyan etti:

“Burada bir işportacıya, elinde geçen seneden daha ucuz olan bir tane mal var mı diye sordum. Hiç bir tane yok. Ama köylünün sattığı ne varsa girdiler önceki seneden pahalı ama sattığımız maalesef ucuz. Kumar oynamam, içki içmem, gazinoya gitmem ama batıyorum. Bankadan kredi çekiyorum daha sonra yer satıyorum ama borcu kapatamıyorum. Bütün köylüler benim gibi, herkes batıyor. Titanik filminde keman çalıyorlar ya hani, biz de keman çalanlara bakıyoruz. Onlar keman çalıyor biz batıyoruz. İncirden geldim tırnaklarım acıyor. Sabah 6’da kalkıp incire gidiyoruz. Bütün bunları geçtim, çocuğumu üniversiteye yazdırırken bir yerden para buldum da öyle yazdırdım. Bu 200 haneli köyde 185 kişi borçludur. Borcu olmayanların da eskiden babadan kalma evleri varsa kirayla idare ediyorlardır. Emekli maaşım bir günde tükeniyor. Çünkü bir önceki aydan aldığım mazotun borcunu ödüyorum, başka yerlerin borçları var. O para da bir günde eriyor. Yönetim değişmedikçe bizim sorunlarımızın biteceğine inanmıyorum. Çiftçilikten o kadar soğudum ki, önceden ne yapacağım diye sevinerek çalışıyordum. Önceden sattığım zeytinle gidip yeni araba alıyordum, şimdi arabanın vergilerini ödeyemiyorum.”
15 yıldır köyde esnaflık yağan bakkal ise, “Yönetimi değiştirmekten başka çare kalmadı. İşlerim kötü. 15 senedir esnaflık yapıyorum, kenara para koyamadım. Zengine çalışıyoruz. Zenginin malını satıyorum, 5 kuruş para kazanamıyorum.” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.