
Gül Bedel
Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde her Perşembe gerçekleşen senfoni orkestrası konserlerinde dinleyicilerle buluşan Burç Balcı, 27 yıldır parçası olduğu orkestrada çello çaldığını belirterek, “Çalıştığım kurumun yanı sıra 14 yıllık bir radyoculuk geçmişim var. Yaptığım klasik müzik programlarında sahip olduğum tek motivasyonum, klasik müziğin yayılması ve sevilmesi içindi. Küçük çocukları klasik müzikle tanıştırmak için de projelerim oldu. Köy köy gezerek çocuklarla buluştuğumuz ‘Senfoni Mızıkacıları’ adında bir ekipte yer aldım. Köylerdeki, hastanelerdeki çocuklara ulaştık. Salonlara ulaşamayan, elverişsiz şartlarda yaşayan çocuklara ulaştık bu proje sayesinde” diye konuşuyor.
Türkiye’deki en büyük sorunlardan birinin kültür sanat etkinliklerine erişimin zorluğu olduğunu düşünen çellist, sözlerine şöyle devam ediyor:
“Sanat, varlıklı kesimin eğlencesi gibi algılanıyor. Fakat hizmet götürmekte bizim de ayıbımız var. Hizmetin götürülmesi için biz, özel bir adım attık. Pek çok ödül de aldık. Dört kişilik bir ekibiz. Şehir dışından da davet alıyoruz. Ancak, buna yetişmek mümkün olmuyor. Dilerim, gönüllü ekipler artar ve daha fazla çocuğa, daha fazla sanat meraklısına kültür sanat faaliyetleri ulaştırılabilir.”
“YAKLAŞIK DÖRT YIL ÖNCE SENDİKA KURDUK”
Kendisini sanat emekçisi olarak gördüğünün altını çizen viyolonsel sanatçısı Burç Balcı, sendikalaşmanın önemine dikkati çekerek şunları söylüyor:
“Türkiye’nin geçmişine bakacak olursak sendikalar ve hükümetler arasındaki ilişkiler nedeniyle olan her zaman emekçilerin mesleki haklarına olmuş. Dolayısıyla siyasetten uzak, yalnızca sanatçıların mesleki sorunlarını çözecek bir sendikaya ihtiyaç vardı. Yaklaşık 4 yıl önce sendikamızı kurduk. Şu an Türkiye’deki 5 orkestranın yetkili sendikasıyız. Sorunlarımızı ilgili makamlara iletmeye çalışıyoruz. Ben de Kültür Emekçileri Sendikası (Kültür Emek-Sen)’nın Yönetim Kurulu Üyesi ve Hukuk Sekreteriyim.”
“DIŞARDAKİ KONSERLERDE YETENEKLER KEŞFEDİYORUZ”
Çello ya da viyolonsel adıyla bilinen ahşaptan elde edilen bir enstrüman çaldığını ifade eden Balcı, bilmeyenler için kemanın büyüğü olarak düşünülebilecek bu çalgı için şunları söylüyor:
“Artık bu çalgı, gelişen teknolojilerle farklı materyallerden de yapılıyor. Elimdeki de bunun bir örneği. ABD’de üretilen çalgı, karbon fiberden yapıldı. Hava koşullarına dayanıklı özelliği var. Bu da kullanımını daha elverişli kılıyor. Hem sözünü ettiğim projeler için, hem de Türkiye’nin ilk bölge senfonisi olan çalıştığım kurum da halka ulaşmak için salonlar dışında da konserler verdiği için bu çalgı, dış mekanlar için uygun. Gittiğimiz bu konserlerde yetenekli çocukları, gençleri de keşfediyoruz. Örneğin, şu an orkestra üyesi genç bir sanatçı arkadaşım, bu konserlerin birinde henüz bir çocukken keşfedilip, yönlendirilip bugün sahneyi paylaştığımız biri.”
“KADIN VE GENÇ SANATÇI ORANI FAZLA BİR ORKESTRA”
Geçtiğimiz seneki verilere göre tüm kentlerde kültür-sanat izleyicisi sayısı düşerken tek bir şehir ve tek bir kurumda yüzde 45 artış sağlandığını belirten sanatçı Burç Balcı, “Bu nedenle Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası sanatçısı olmaktan son derece mutlu ve gururluyum. Aynı zamanda kadın sanatçı ve genç sanatçı sayısına Bursa sahip. Tüm arkadaşlarım işlerini son derece profesyonelce yapmaktalar” diyor. Balcı, sözlerine şunları ekliyor:
“Türkiye’nin ilk elektro-çello ikilisini de kurduk. En son Ankara’da 7 bin kişiye ulaşan bir konser gerçekleştirdik. İnsana dokunmayı önemsiyorum. Ancak çocuklara atılan her adım daha kıymetli. Çello, hemen her konserde rastlanabilen bir çalgı artık. Ama toplum, değerli parçalara da erişilebilmelidir. Ben ve arkadaşlarım, kişisel yaşamlarımızda da buna gayret ediyoruz. Mümkün olduğu sürece her kesimden, her yaştan kişiye ulaşmak istiyoruz. Bizi her zaman çok hoş karşıladılar. Çocuklar, çalgılara konser sonrası büyük merak duydular. Bizim de amacımız, dünya çapında artık bilinen, sevilen bu müziği, bir saha işçisi, bir sanat emekçisi olarak herkese ulaştırmak istiyoruz. Diğer taraftan bizim de operalarda, senfonilerde çalışan ve bir devlet memuru ile aynı haklara sahip olan emekçiler olarak sıkıntılarımız var. Geçim sıkıntılarımız, kira problemlerimiz vb. gibi. Hiçbir zaman sahneye yansıtmasak da devlet memurlarının tabii çalışanlar sıkıntılarını sendikalar aracılığı ile ifade edebiliyorlar. Sendikaların yetkililerle daha çok ve yoğun çalışmasını umuyoruz ki sorunlarımız sahada görülsün ve doğru köprüler kurulsun.”
https://www.youtube.com/watch?v=o0GnmctvaW4