Haber Giriş Tarihi: 24.02.2025 15:05
Haber Güncellenme Tarihi: 24.02.2025 15:05
https://www.bursatanik.com/
Sibel Öztopçu Türkiye'nin İlk Görme Engelli Dağcısı ve Milli Atleti Necdet Turhan, 1957 yılında Balıkesir'de doğdu. İlkokuldayken polis memuru olan babası Murat Turhan'ın tayini sebebiyle geldikleri Bursa'da yaşamına devam etti. Turhan, 23 yaşında görme yeteneğini kaybetti. Turhan, 1994 yılında ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu.
“ODTÜ’deki yaşamım benim için çok önemli ve değerliydi” diyen Turhan, dağcılık ve atletizme ODTÜ’de başlar. ODTÜ Dağcılık ve Kış Sporları Kolu onur üyesi olur. Mezun olduktan sonra Nilüfer Belediyesi’nde Engelliler Danışma Masası sorumlusu olarak çalışmaya başlar. 2014 yılında emekli olsa da halen daha gönüllü olarak görme engelliler ve ailelerine danışmanlık yapıyor. ‘SİVİL MANADA MARATON KOŞTUĞUM BİR SÜREÇTİ’ Görme yetisini ilk kaybettiği zamanlarını “Görme engelli olmam ardından herhangi bir depresyon süreci yaşamadım. Yeni bir yaşam. Yeni yaşamın getirdiği bir şaşkınlık, bilinmemezlik var” diyerek anlatıyor. Turhan, Ankara’da Körler Rehabilitasyon Merkezi’nde özel eğitim alır. Yeni yaşamına bu şekilde uyum sağladığını söyleyen Turhan, “Sivil manada maraton koştuğum bir süreçti. Körlük eğitimi, liseyi bitirme, ODTÜ’yü kazanma ilk maraton koşum oldu. Ablam Nazire Turhan ile bu süreçleri atlattık” sözleriyle anlatıyor. Turhan, engelli bireylere doğru yönlendirme yapılmasının Türkiye’de zor olduğunu, öyle bir sistemin bulunmadığını söylüyor: “Türkiye’de engelli birey çoğunlukla ona doğru yönlendirme yapacak kurumların dışında kalır. Kendi el yordamıyla bir şeyler yapmaya çalışır. Ama başka da çözüm yok. O yaşam kabul edilecek. Hem engellilik hem yoksulluk olunca tablo çok daha zorlaşıyor.” ‘GEÇMİŞİME DUYDUĞUM ÖZLEMLE DAĞLARA GİTTİM’ Üniversiteye başladığında neden dağcılık ve spora yöneldiğini şöyle anlatıyor: “Gördüğüm yıllarda Uludağ’ın kara balıkçısıydım. Lakabım kara balıkçıydı. 14-15 yaşlarında Uludağ’ın derelerinde alabalık tutuyordum ama dağcı değildim. Geçmişime duyduğum özlem nedeniyle ODTÜ’de dağcılık kulübüne gittim. O geçmiş nedeniyle görme engelli olduktan sonra dağları çok özledim. Zor süreçlerimde hep dağları hayal ederdim.”
Turhan, ODTÜ’de çok köklü bir dağcılık kulübü olduğunu biliyordu. Görme engelli olduğu için başta arkadaşları tedirgin olsalar da motivasyonuyla dağlara çıkmayı başardı. İlk yıl iki etkinlik dışında başka etkinliklere katılamadı. “Dağda risk almak istemediler ama benim motivasyonumu bilmiyorlardı” diyor Turhan. Tesadüfen dağda yürüme tekniğini buldu. İlk yıl özel bir etkinlik nedeniyle Ilgaz’a gitti. Ilgaz’da arkadaşının karda çıkardığı ayak seslerini takip etti. Daha sonra o deneyimini iki baton kullanıp bir pirinç çan sesini takip ederek sürdürdü. Turhan, “ODTÜ Dağcılık Kulübüne çıktığımda ben de görme engelli olarak nasıl dağcılık yaparım hiç bilmiyordum ama motivasyonumla gittim. Ardından dağda yürüme tekniğim ortaya çıktı. Yukarıya çıkarken daha kolay oluyor, aşağıya inerken biraz daha sorunlu oluyor” diyerek anlatıyor. 5 KITADA 5 MARATON 5 ZİRVE ODTÜ Dağcılık ve Kış Sporları Kolu'nda Nevzat Öntaş ile çalıştı. "5 Kıtada 5 Maraton, 5 Zirve” projesini tamamladı. Bütçesel anlamda oldukça maliyetliydi. Maratonlar dağlara kıyasla daha ucuz olacağından maratonlardan başladı. İlk kez 2002 yılında New York Maratonunu koştu. Bu koşuyla Türkiye’nin görme engelli ilk milli atleti oldu. Ardından 2004 Atina Klasik maratonu koştu. “Benim koştuğum 5 tane 42 kilometrelik etap içerisinde en sert maratondur. 30 kilometre yokuşlardan oluşuyor.” 2005 Japonya Körler maratonu, 2006 Sydney Maratonu, 2007 Mısır Luxor Maratonu koşarak 5 maratonu tamamladı.
SIRA DAĞLARDA… İlk Ağrı tırmanışını gerçekleştirdi 2002 yılında. 5 bin 137 metre yüksekliğe çıktı. 2008 yılında Afrika’nın çatısı Klimenjero’ya tırmandı. “Klimenjero 5 bin 898 metre yüksekliğiyle benim tırmandığım en yüksek dağ oldu.” 2010 yılında Month Blanc’a tırmandı. “Hava çok alabildiğince sertti. O süreçte dağda düşüp vefat eden dağcılar oldu. Month Blanc’a 3 bin 500 metreye kadar çıkabildim. Avusturya Alplerinde Nock Spitze’ye 2012 yılında tırmandı. 2014 yılında Amerika Colorado’da Sherman tırmanışını yaptı. Son dağ tırmanışını da Avustralya’nın en yüksek noktası olan Kosciuszko Dağı’na çıkarak gerçekleştirdi. ‘ZİHİN FOTOĞRAFLARI OLUŞTURUYORDUM’ Nasıl başarıya ulaştığını da Necdet Turhan’dan dinleyelim: “Başlarda maraton koşabileceğimi ben de çok kestiremiyordum. Çok ileri yaşlarımda, master sporcu olarak başladım. Amerika’ya gittiğimde 42 kilometreyi koşabileceğimi, kapasitemin yetebileceğini gördüm. 2002 yılında Ağrı zirvesine ulaşmıştım Nevzat Öntaş liderliğinde. Dağları da Ağrı’da gösterdiğim performansa göre seçtik. İşin gerçeği dağlar hep risklidir. Daha slow hareket etmek şeklinde dağlar da olmaya çalıştım. Zorlu etaplarım oldu. Bir dağa girmeden 4-5 ay önce antrenmanlara başlıyordum. Gideceğim dağları anlattırıyordum ve zihin fotoğrafları oluşturuyordum. Zihin fotoğraflarının da bana çok katkısı oldu.” ‘İNATLA YAŞAMA DEVAM EDİYORUZ’ Zirvelere çıkmış, maratonlar koşmuş Necdet Turhan’ın görme engelli olarak şehir yaşamındaki hayatı dağlardaki kadar kolay değildi. Olağanlaşmış “Dağlar şehirlere göre daha kolay” sözüyle başlayan Turhan, “Giderek de zorlaşıyor. Bundan 15 yıl öncesine göre Bursa’da yaşam daha da zorlaşıyor. Uygun kaldırımlar olması lazım. Bursa zaten kaldırım özürlüydü. Şimdi o özürlü kaldırımlara esnaf engel. Bir kafe mesela. Kafe masasını, sandalyesine kaldırıma çıkarıyor. Şehreküstü’nde bodoslama masalar arasına girdiğimi hatırlıyorum” diyor.
Kaldırımlarda bulunan sarı bantları ise yüzde 80’inin imalat hatasından dolayı kullanamadıklarını belirten Turhan, “Kırık, dökük. Altını destekleyerek yapmamışlar. Rota hatası var. Bazen bir direk veya ağaçta bitebiliyor. Bir görme engelli açısından Bursa’da çok kolay değil. Arabalar elimizdeki beyaz bastonun farkında değiller. Bursa Setbaşı’nda bir araba benim bastonumu kırdı. Bastonumu kırdılar, kapıyı açıp inmediler bile gittiler” sözleriyle anlatıyor. Turhan, engelleri aşmanın mümkün olduğunu gösteren yaşayan bir örnek. Sadece zirvelere değil, insan azminin de en yüksek noktalarına ulaşan bir sporcu olarak hafızalarda yer edinerek “İnatla yaşama devam ediyoruz” diyor. https://www.youtube.com/watch?v=BSVpufKkBtQ&t=87s