
Özge Öztürk
Bursa’nın önemli değerlerinden biri olan Karagöz ve Hacivat, bir kent simgesi ya da bir nostaljik hikayeler olmanın ötesinde adeta yaşayan karakterler olarak günümüzde yaşatılmaya ve tüm diğer karakterlerle birlikte güncel konular içinde gölge oyunlarında hayaliler aracılığıyla sahne almaya devam ediyorlar.
Bursa’daki Karagöz Müzesi’nde hayali mesleğini sürdüren, çocuk ve yetişkinlere gölge oyunları sergileyen 30 yaşındaki Seçkin Güneş, bu sanatın temsilcilerinden biri olarak Karagöz ve Hacivat ile ilgili şunları söylüyor:
“Halk dilinde Karagöz sanatçısı olarak biliniyorken geleneksel meslek tanımında hayali olarak anılıyoruz. Karagöz perdesi, dünyayı temsil eder, tasvir dediğimiz karakterler de ademoğlunu temsil eder. Arkadan vuran ışık ruhtur ve ruh var olduğu için tasvirler var olur. Hayaliliğin tarifi böyledir. Karagöz ve Hacivat ise halk arasında bilinen şekliyle Ulucami’nin yapımında çalışan iki kişi. Bu arada esasen Orhan Cami’dir ancak Ulucami yapılana kadar Orhan Cami, Ulucami olarak anılırmış. Karagöz, demir ustası; Hacivat, duvar ustası. Çalıştıkları esnada o dönemin güncel konularıyla ilgili tartışıyorlar. Öyle komik diyaloglar oluyor ki diğer çalışanlar ve etraf onları dinliyor. Padişah Orhan ise caminin yapımı neden uzadı diye sorunca sebebinin Karagöz ve Hacivat olduğu söyleniyor. Birkaç uyarıdan sonra rivayete göre, ya sürüldüler ya da kelleleri alındı. Biz, sürüldüğüne inanıyoruz. Hacivat’ın en son Hacivat Deresinde, Karagöz’ün ise en son müzenin karşısında bulunan Karagöz mezarlığının olduğu yerde görüldüğü söyleniyor. Zaten tarihe baktığımızda hiçbir padişah çalışmıyorlar diye işçiler için öldür emri vermemiş, sürülmeleri daha kolay bir yöntem sonuçta.”
Türkiye’nin birçok şehrinde olduğu kadar 2008 yılından bugüne pek çok yurt dışı gösteriye de imza atan hayali Güneş, “Karagöz ve Hacivat, mitolojik karakterler olarak birer halk kahramanı. Karagöz, Anadolu insanını, Hacivat ise elit kesimi temsil eder ve biz onların güncel meseleler ile ilgili zekice hazırlanmış esprili, yergili diyaloglarını izleriz. Diğer karakterler ise yaşamın içinden tanıyabileceğimiz tasvirler, yani karakterler” diyerek, Karagöz gölge oyunları ile ilgili şunları söylüyor:
“Tasavvufi bir sanat olarak da biliyoruz. Çocuklara değil, yetişkinlere hitap eden bir sanattır aslında. Karagöz sanatçısı olmak için ise el becerisi, metin yazımı gerektirir, ayrıca tasvir de yapabilmelidir. Seslendirme de, müzik üretimi de, ışık kullanımı da çok önemlidir. Gördüğümüz gibi pek çok disipline dokunan bir gösteriye hâkim olan kişidir hayali. Yurt dışında bu nedenlerle büyük ilgi gören bir sanat bu. Bursa’ya İngiltere Kraliçesi gelince Karagöz gösterisi izledi. Hayali Nevzat Çifçi’nin gösterisini izledi. Aynı şekilde, Mustafa Kemal Atatürk de bu sanata değer verdi ve destekledi. Böylece bugüne gelebildi. Karagöz Müzesi’ne gelen çok sayıda yabancı turist var. Kültürümüzü merak ediyorlar. Bu, değerli. Bugün yeni metinlerle gösterimize devam ediyoruz. Çocuklara özel gösterilerimiz de var. Ek olarak belirtmek isterim ki günümüzde kadın hayaliler de gösterilerini yapıyorlar. Örneğin İstanbul’da yaşayan Sibel Tomaç var. Göher Ergün de var. Karagöz tasviri yapan kadın sanatçılar sayıca bulunuyor. Bursa Karagöz Müzesi’nde ise Masal ve Destan adında 11 yaşında iki kız çocuğu öğrencimiz var. Gösterilere katıldılar ve bugün kendi gösterilerini sergileyip gişelerini açıyorlar. Ücretsiz olarak sergileniyor gösterileri.”
https://www.youtube.com/watch?v=_wtiV5g4w-Y