Yenişehir ovası uyarıyor: Su tükeniyor

22 Mart Dünya Su Günü’nde konuşan Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, Bursa ve Yenişehir’de su kaynaklarının hızla azaldığını belirterek, göllerdeki çekilme, barajlardaki düşük doluluk ve sanayi faaliyetlerinin bölgeyi kuraklık riskiyle karşı karşıya bıraktığını söyledi.

Haber Giriş Tarihi: 22.03.2026 12:10
Haber Güncellenme Tarihi: 22.03.2026 12:10

22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla açıklama yapan Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, Bursa ve Yenişehir’de su kaynaklarının ciddi risk altında olduğunu belirterek hem mevcut politikaları hem de maden faaliyetlerini eleştirdi.

Yenişehir ovası risk altında

Yenişehir Ovası’nın Bursa’nın en önemli tarım alanlarından biri olduğunu hatırlatan Erdem, su kaynaklarındaki azalma ve plansız kullanımın bölgeyi doğrudan tehdit ettiğini söyledi. Erdem, “Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1500 metreküp seviyesinde. Bu durum su stresi demektir. Yenişehir gibi üretim merkezleri bu krizden ilk etkilenecek yerlerdir” ifadelerini kullandı.

Göllerde çekilme ve kirlilik

Bursa’daki su kaynaklarının durumuna da değinen Erdem, özellikle İznik ve Uluabat göllerinde yaşanan su kaybı ve kirliliğin giderek arttığını belirtti. Erdem, “Bu göller yalnızca bir su kaynağı değil, bölgenin ekolojik dengesi ve tarımsal üretimi için hayati önemdedir” dedi.

Maden ve sanayi faaliyetleri eleştirildi

Su kaynakları üzerindeki baskının yalnızca iklim koşullarıyla açıklanamayacağını vurgulayan Erdem, maden ve sanayi faaliyetlerine dikkat çekerken, “Su havzalarında yürütülen maden faaliyetleri, atık depolama alanları ve sanayi projeleri yer altı ve yer üstü su kaynaklarını doğrudan tehdit ediyor. Bu faaliyetler hem suyu kirletiyor hem de geri dönüşü zor tahribatlar yaratıyor” diye konuştu.

Barajlarda doluluk yetersiz, kuraklık kapıda

Bölgedeki baraj ve göletlerin doluluk oranlarının da yeterli seviyelere ulaşmadığını belirten Erdem, yaz ayları için ciddi bir risk uyarısı yaptı. “Mevcut veriler baraj ve göletlerde beklenen doluluk seviyelerine ulaşılamadığını gösteriyor. Bu tablo, yaz aylarında ciddi bir kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceğimizi ortaya koyuyor” dedi.

Politikalar eleştirildi

Mevcut uygulamaların yetersiz olduğunu belirten Erdem, “Mevzuat açık olmasına rağmen uygulamada ciddi sorunlar yaşanıyor. Su kaynaklarını korumak yerine bu alanları baskı altına alan projelere izin veriliyor” dedi.

“Su yaşamdır”

Açıklamasının sonunda çağrıda bulunan Erdem, suyun korunmasının hayati bir mesele olduğunu vurgulayarak, “Su yalnızca bir kaynak değil, yaşamın kendisidir. Bu nedenle tüm kurumlar ve toplum ortak sorumlulukla hareket etmelidir” ifadelerini kullandı.