Haber Giriş Tarihi: 28.11.2025 14:02
Haber Güncellenme Tarihi: 28.11.2025 14:02
https://www.bursatanik.com/

Yenişehir Ovası’nda artan sıcaklıklar, azalan yağışlar ve barajlardaki kritik seviyeler bölgenin tarımsal geleceğini tehdit ediyor. Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, “İklim değişikliği artık uzak bir kavram değil; çiftçinin tarlasında her gün yaşadığı bir gerçek” sözleriyle yetkililere çağrıda bulundu. “Yenişehir Ovası kuraklığa alışmamalı” Erdem, son beş yılda Bursa genelinde ortalama sıcaklığın 1,2 °C arttığını, yaz yağışlarının ise yüzde 25 azaldığını hatırlatarak şunları söyledi: “Yenişehir Ovası artık sadece iklim değişikliğini değil, ihmali de yaşıyor. BUSKİ verilerine göre baraj doluluk oranı yüzde 1 seviyesine kadar geriledi. Buna rağmen su yönetimi hâlâ dağınık. Kuraklık mevsimsel değil, yapısal bir hale geldi. Değişen iklim koşulları ve artan kuraklık bu yaz çiftçileri ciddi biçimde zorladı. Görüştüğüm birçok üretici, ürün desenini değiştirmeyi düşündüğünü; özellikle suya yüksek ihtiyaç duyan mısır gibi ürünleri artık ekmek istemediğini, hatta bazı tarlalarını nadasa bırakmayı planladığını ifade etti. Sıcak hava dalgaları ürünün çiçeklenmesini bozuyor, toprakta tuzluluk artıyor. Bu yıl biber üreticilerinin bir kısmı verimin üçte birini kaybetti.” Toprak öğlene kalmadan kuruyor Köprühisar köyünde üretim yapan bir çiftçi yaşananları şu sözlerle anlattı: “Eskiden sabah suladığımız tarlayı akşama kadar nemli tutardık, şimdi öğlene kalmadan kuruyor. Kuyudan çektiğimiz su da azaldı. Böyle giderse önümüzdeki yıl sulama maliyetine yetişemeyiz.” Toprak sağlığının bozulduğunu vurgulayan Erdem, bilimsel üretim planlamasının zorunlu hale geldiğinin altını çizerek, toprağın yorulduğunu, artık nadas dönemlerine izin vermek ve ürün dönüşümünü uygulamanın şart olduğunu ifade etti. “Su planı olmadan tarım planı olmaz” Erdem, yeraltı suyu kuyularının kontrolsüz kullanımına dikkat çekerek acil bir su yönetimi planı çağrısında bulunarak “Her çiftçi kendi kuyusuna yönelince ova boşalıyor, zemin çöküyor. Bu artık bireysel değil, ortak akılla yönetilmesi gereken bir mesele. BUSKİ, DSİ, Ziraat Odası ve üretici birlikleri aynı masaya oturmalı.” dedi. Aşırı kuyu suyu kullanımının yalnızca su kaybına değil, toprağın yapısına da zarar verdiğini vurgulayan Erdem, Konya’daki obruk örneğini hatırlatarak şunları söyledi: “Konya Ovası’nda kontrolsüz kuyu kullanımı büyük obruklar yarattı. Aynı tabloyu Yenişehir’de görmek istemiyoruz. Yeraltı suyunu hesapsız çekmek, toprağın altındaki boşlukları büyütüyor. Bir gün bir tarlanın ortasında çukur açılması işten bile değil.” “İklim değişikliği artık grafik değil, gerçek” Erdem, iklim krizinin soyut bir tartışma olmaktan çıktığını belirtirken, bu mesele artık dünya raporlarının konusu değil, biberin, domatesin, toprağın meselesi olduğunu ve bugün toprak, su, çiftçi korunmazsa yarın bu ovanın sesinin kalmayacağını söyledi. Yenişehir Çevre Platformu'nun talepleri ise şöyle sıralandı: 1. Su Yönetim Planı: Yeraltı suyu çekimi ve baraj kullanımı ortak protokolle denetlensin. 2. Erken Uyarı Sistemi: Dolu, don ve sıcak hava dalgalarına karşı çiftçiye SMS bilgilendirmesi yapılsın. 3. Eğitim Programı: Çiftçilere “iklim akıllı tarım” uygulamaları için yerinde eğitim sağlansın. 4. Toprak Koruma Hattı: Yenişehir Ovası erozyon ve kimyasal kirlenmeye karşı pilot bölge ilan edilsin. 5. Destek Reformu: Damla sulama ve gölgeleme yatırımlarına özel hibe programı açılsın.
Haber Merkezi