İBB davası başlıyor: İmamoğlu dahil 106’sı tutuklu 402 sanığın yargılandığı davada suçlamalar neler?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında açılan ve 106’sı tutuklu 402 sanığın yer aldığı davada yargılama 9 Mart'ta başlıyor. Silivri’deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 No’lu salonda görülecek davada aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu çok sayıda isim hâkim karşısına çıkacak. Sanıklara 143 eylem ve 17 suçlamaya yöneltilirken, davanın merkezinde belediyedeki bazı ihaleler, kamu görevlileriyle ilişkiler ve çeşitli usulsüzlük iddiaları bulunuyor.

Haber Giriş Tarihi: 09.03.2026 12:06
Haber Güncellenme Tarihi: 09.03.2026 12:06

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma 6 cumhuriyet savcısı ve bir başsavcıvekili tarafından yürütüldü. Soruşturma 237 gün sonra tamamlandı ve yaklaşık 3 bin 900 sayfalık bir iddianame hazırlandı. İddianame, 11 Kasım’da dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek tarafından adliyede görevli muhabirlerle yapılan toplantıda kamuoyuna duyuruldu. İddianamede 106’sı tutuklu, 170’i adli kontrollü ve 7’si yakalama kararıyla aranan olmak üzere toplam 402 sanık yer aldı.

İddianamede sanıklar hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık, kişisel verilerin ele geçirilmesi ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama gibi 17 ayrı suçlama yöneltiliyor. Dosyada 143 farklı eyleme ilişkin değerlendirme bulunduğu belirtiliyor. Bu suçlamalar arasında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme, rüşvet alma ve verme, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, çevrenin kasten kirletilmesi, Orman Kanunu’na muhalefet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, kamu malına zarar verme ve Maden Kanunu’na muhalefet yer aldı.

İddianamede sanıklardan 99’unun “örgüt mensubu” olduğu iddia edildi. Buna göre Ekrem İmamoğlu’nun “örgütün kurucusu ve lideri” olduğu öne sürülürken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün’ün örgüt yöneticileri olduğu iddia edildi. Ayrıca 92 kişinin örgüt üyesi olduğu öne sürüldü.

İddianamede, iş insanlarından para toplanmasına dayalı olduğu iddia edilen "sistem" için, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da sıkça kullandığı "ahtapotun kolları gibi" ifadesi dört kez kullanıldı.

Özgür Özel'i CHP Genel Başkanı olarak seçen ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu partiden uzaklaştıran ismin İmamoğlu olduğunun öne sürüldüğü iddianamede, CHP yönetiminin de suç yoluyla elde edilen gelirleri kullandığı ve bütün eylemlerden haberdar olduğu iddia edildi.

7 bölümden oluşan iddianamenin birinci bölümünde "suç örgütünün genel yapısı ve özellikleri" ikinci bölümde, "soruşturmanın genel özeti", üçüncü bölümde "örgüt lideri" olarak nitelendirilen İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde ilçedeki eylemleri yer aldı. Dördüncü bölümde İmamoğlu'nun İBB Başkanı olduğu dönemde "örgütün tıpkı bir ahtapotun kolları gibi İstanbul geneline yayılan eylemlerinden" bahsedildiği belirtildi. Beşinci bölümde İBB iştirakleriyle ilgili suçlamalar yer alırken, son bölümde de hakkında kamu davası açılan şüphelilerin üzerine atılı eylemlerle ilgili suç tasnifleri ve sevk maddelerine yer verildi.

İddianamede 15 gizli tanık bulunuyor. O gizli tanıklar şöyle:

1. Gizli tanık Meşe 2. Gizli tanık Doğan 3. Gizli tanık İlke 4. Gizli tanık Çınar 5. Gizli tanık Rüzgar 6. Gizli tanık Maun 7. Gizli Tanık Gürgen 8. Gizli tanık Mimoza 9. Gizli tanık Köknar 10. Gizli tanık Sekoya 11. Gizli tanık Zeytin 12. Gizli tanık Martı 13. Gizli tanık Kartal 14. Gizli tanık Şahin 15. Gizli tanık Ladin

İddianamede etkin pişmanlıktan yararlanan 76 kişi bulunuyor. İddianamede "örgüt mensubu" şüphelisi olarak geçen Deniz Dörtyol'un "gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği" belirtilmişti. Dörtyol hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmıştı. İddianamede yine "örgüt yöneticisi" olarak nitelendirilen Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız'ın da "yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdikleri" belirtilen iddianamede, haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının talep edildiği aktarılmıştı.

Ayrıca, "örgüt mensubu" olduğu öne sürülen Yakup Öner, Süleyman Atik, Sarp Yalçınkaya, Burak Korzay, Adem Başer, Cem Çelik, Gökhan Köseoğlu, Ali Nuhoğlu, Ümit Polat, Murat Kapki, Murat Abbas, Eyüp Subaşı, Vedat Şahin, Mete Maden, Naim Erol Özgüner, Veysel Erçevik, Serpil Altıntaş, Altan Gözcü, Ogün Soytekin, Ziya Gökmen Togay ve Bülent Yılmaz'ın "yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdikleri" belirtilerek, etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasının öngörüldüğü öğrenilmişti.

Dava kapsamında çok sayıda kişinin tutuklu bulunduğu Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nde bulunan mevcut duruşma salonlarının yetersiz olabileceği gerekçesiyle yeni bir salonun inşaatına cezaevi otoparkının bir bölümünde başlandı. Cezaevinin önüne inşasına başlanan duruşma salonu ise henüz tamamlanmadı.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 Mart'ta gönderdiği talimat yazısında, duruşmanın Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki duruşma salonlarında bulunan 1 No’lu salonda gerçekleştirileceğini bildirdi. Mahkeme, sanık sayısının fazlalığı, dosya kapsamı ve güvenlik gerekçelerini dikkate alarak duruşma düzenine ilişkin ayrıntılı tedbirler belirledi.

Mahkeme, sanık sayısının fazlalığı ve güvenlik gerekçeleri nedeniyle duruşma düzenine ilişkin özel tedbirler aldı. Duruşma salonuna girişler kartlı sistemle yapılacak ve sanıklar, avukatlar, tanıklar ile basın mensupları için ayrı giriş kartları hazırlanacak.

Basın mensupları için de sınırlama getirildi. Salona en fazla 5 yabancı basın mensubu ile ulusal basın kuruluşlarından toplam 20 gazetecinin alınması planlanıyor. Yazılı ve görsel basın kuruluşları duruşmaya birer temsilci ile katılabilecek.

Her sanığın en fazla üç avukatla temsil edilebileceği belirtilirken, salonun kapasitesine bağlı olarak sanıkların birinci derece yakınlarına da sınırlı sayıda yer verilecek.

Mahkeme ayrıca duruşma sırasında sesli ve görüntülü kayıt yapılmasının yasak olduğunu hatırlattı. Sağlık tedbirleri kapsamında salonda doktor ve sağlık personelinin hazır bulunacağı da bildirildi.

Silivri'de cezaevi çevresinde gösteri ve yürüyüşler ay sonuna kadar yasaklandı

Öte yandan Silivri Kaymakamlığı tarafından Marmara Ceza İnfaz Kurumu çevresinde 1–31 Mart tarihleri arasında toplantı, basın açıklaması ve slogan atma gibi eylemlerin yasaklandığı belirtildi. Ancak yasağa ilişkin yazılı bir açıklama yapılmadı.

18 Mart 2025’te üniversite diploması iptal edilen İmamoğlu, 19 Mart’ta gözaltına alınmış, 23 Mart’ta ise yolsuzluk iddiasıyla tutuklanarak görevden uzaklaştırılmıştı.

ANKA'nın aktardığına göre, İmamoğlu, savunması için ayrıntılı bir hazırlık yaptı ve iddianamede yer alan 143 eylem ile 17 suçlamaya tek tek cevap verecek. Bu doğrultuda İmamoğlu'nun savunmasının birkaç gün sürmesi beklenirken, savunmanın belgelerle birlikte eş zamanlı olarak internet üzerinden yayımlanması planlanıyor.

İddianamede, geçen hafta gözaltına alınarak serbest bırakılan gazeteciler Soner Yalçın, Ruşen Çakır, Şaban Sevinç, Batuhan Çolak ve aynı zamanda CHP İletişim Koordinatörü olan Yavuz Oğhan da, “sözde gazetecilik faaliyetleri yaparak kamu barışını bozmaya yönelik halkı yanıltıcı bilgi yaydıkları ve İmamoğlu Suç Örgütüne yardım ettikleri” iddiasıyla suçlandı. Sosyal medya hesaplarına para ödendiğini tespit ettiklerini belirten savcılık, ödemelerin gerekçesini “örgüt lehine, manipülatif içerikler paylaşılması” iddiasıyla açıkladı.

CHP, salon kapasitesi nedeniyle içeriye giremeyen basın mensupları için duruşma salonlarının bulunduğu bina içerisinde özel bir basın odası tahsis edildiğini duyurdu. Bu alanda duruşmalar, kurulan ekranlar aracılığıyla salon içinden canlı olarak yayınlanacak.

Öte yandan duruşma salonuna yakın konumda CHP Silivri Dayanışma Merkezi oluşturuldu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, duruşmadan bir gün önce yaptığı açıklamada, vatandaşları duruşmayı takip etmeye çağırdı. CHP lideri, "Yargılanmak değil yargılamak üzere Silivri'ye gidiyoruz. İddianame çıkana kadar demiştik 'Bu iddianame bizi mahcup etmeyecek. Yalan söyleyenleri mahcup edecek.' '560 milyar lira yolsuzluk' dediler, 560 kuruşunu ispat edemediler. 'Valizlerde para var' dediler içinden jammer çıktı. 'Ekrem İmamoğlu'nun lüks araçları' dediler, MHP'li bir milletvekilinin çıktı. 'Parkenin altından milyon avro para bulduk' dediler, bir sent bile bulamadıkları ortaya çıktı. 'Görüntü var' dediler, görüntü olmadığı ortaya çıktı. 'Gizli şahit var' dediler, tanık var, gizli tanığın vazgeçtiği ortaya çıktı. Böyle ne kadar kriminal tip var bulup ona bir yalan attırıyorlar, onun üzerine kurgu yaptırıyorlar. Alnım açık, başım dik Silivri'ye gidiyorum ve bir yalanın nasıl çöktüğünü izlemeye milletimizi de davet ediyorum" dedi.

CHP İstanbul İl Başkanlığı da, "15,5 milyon oyla cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'na ve yüzlerce yol arkadaşlarımıza yönelik tarihimizin en büyük siyasi kumpas davasına karşı bir arada olacağız! Seçimsiz ve sandıksız Türkiye isteyen azınlık iktidarının yargı yoluyla darbe girişimine izin vermeyeceğiz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" çağrısında bulundu.