Eğitim-İş'ten açıklama: Laik eğitimi savunan öğretmene sürgün

Eğitim-İş'ten yapılan açıklamada, İsmibey Güşeli isimli öğretmenin laik eğitimi savunduğu gerekçesi ile yer değiştirmeye zorlandığı belirtildi. Açıklamada, "Laiklik; yalnızca anayasal bir ilke değil, yurttaşların eşitliğinin teminatıdır" denildi.

Haber Giriş Tarihi: 19.02.2026 11:14
Haber Güncellenme Tarihi: 19.02.2026 11:14

Eğitim-İş İstanbul 3 No'lu Şube imzası ile yapılan açıklamada, üye öğretmen İsmibey Güşeli'nin laik eğitimi savunduğu gerekçesi ile hakkında soruşturmalar yürütüldüğü ve yer değiştirmeye zorlandığı belirtildi.

Açıklamada, "Bir kamu görevlisinin inanç kimliğinin soruşturma konusu yapılması, 'Alevi misiniz?' sorusunun resmi süreçlerde yöneltilmesi ve bunun idari işlemlere zemin oluşturması; açıkça ayrımcılık şüphesi doğurmaktadır" ifadelerine yer verildi.

"Burada mesele yalnızca bir öğretmenin yer değiştirmesi değildir" denilen açıklamada, "Mesele; eğitim kurumlarında tek tipçi anlayışın kurumsallaştırılma çabasıdır" denildi.

ÜÇ KEZ YER DEĞİŞİKLİĞİ YAPILDI

Yapılan açıklamada şu ifadeler kaydedildi:

"“Laik Eğitimi Savunan Öğretmene Sürgün Zinciri”

Eğitim-İş olarak üyemiz İsmibey Güşeli’ye yönelik yıllardır süregelen ve artık sistematik bir nitelik kazanan sürgün, soruşturma ve ceza uygulamalarını kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

Üyemiz İsmibey Güşeli soruşturmalar ve cezalar sonrasında;

2011–2012 eğitim öğretim yılında Avcılar Mehmet Baydar Anadolu Lisesi’nden Küçükçekmece TASEV Ayakkabıcılık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne,2022 yılında Esenyurt TOKİ Ali Duran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden Arnavutköy Taşoluk Anadolu Lisesi’ne,Ekim 2025’te Avcılar Firuzköy Anadolu Lisesi’nden Küçükçekmece Kadriye Moroğlu Anadolu Lisesi (yeni adıyla Küçükçekmece Tevfik İleri Anadolu Lisesi)’ne yer değiştirmeye zorlanmıştır.

Her üç süreçte de ortak nokta; üyemizin laik, bilimsel ve kamusal eğitim anlayışını savunması; öğrencilerin eşit yurttaşlık temelinde yetişmesi gerektiğini dile getirmesi; cemaat ve vakıf yapılanmalarının okullardaki etkinliğine karşı çıkması ve Alevi kimliğini açıkça ifade etmesidir. Bir kamu görevlisinin inanç kimliğinin soruşturma konusu yapılması, “Alevi misiniz?” sorusunun resmi süreçlerde yöneltilmesi ve bunun idari işlemlere zemin oluşturması; açıkça ayrımcılık şüphesi doğurmaktadır.

"ÖĞRETMENİN ÜCRETSİZ BESLENME TALEP ETMESİ DİSİPLİN SUÇU DEĞİLDİR"

Laiklik; yalnızca anayasal bir ilke değil, yurttaşların eşitliğinin teminatıdır. Bir öğretmenin gazete okuması, sosyal devlet ilkesini savunması, öğrencilerin ücretsiz beslenmesini talep etmesi veya inanç kimliğini ifade etmesi disiplin suçu değildir. Bunlar düşünce ve vicdan özgürlüğünün kapsamındadır. Son yer değiştirme işleminde ise üyemizin aile birliği, eşinin sağlık durumu ve çocuklarının eğitim koşulları dikkate alınmamış; sosyal devlet ilkesi ve idarenin ölçülülük yükümlülüğü gözetilmemiştir. Bu durum hukuki olduğu kadar vicdani açıdan da kabul edilemezdir.

Burada mesele yalnızca bir öğretmenin yer değiştirmesi değildir. Mesele; laik eğitimin savunulmasının cezalandırılmasıdır. Mesele; farklı inanç kimliklerinin kamusal alanda sindirilmeye çalışılmasıdır. Mesele; eğitim kurumlarında tek tipçi anlayışın kurumsallaştırılma çabasıdır.

Eğitim-İş İstanbul 3 No'lu Şube olarak açıkça ilan ediyoruz:

Eğitimde ayrımcılığa karşı susmayacağız.Laiklik ilkesinin aşındırılmasına izin vermeyeceğiz.Üyemizin hukuki mücadelesini sonuna kadar destekleyeceğiz.

Kamuoyunu; adalet, eşitlik ve laik eğitim mücadelesine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Laik, bilimsel ve kamusal eğitim için mücadelemiz sürecektir."