
Eğitim-İş Bursa Şubesi, kentteki eğitim sorunlarına dikkat çekmek amacıyla kapsamlı bir basın toplantısı düzenledi. Şube Başkanı Özkan Rona, yaptığı açıklamada Bursa’da eğitimin altyapıdan güvenliğe, hijyenden ekonomik yükümlülüklere kadar birçok konuda derin bir kriz yaşadığını vurguladı.
“Bursa’da nüfus artıyor, okul sayısı yerinde sayıyor”Rona, Bursa’da 656 bini aşkın öğrencinin 2 bini biraz geçen eğitim kurumunda öğrenim gördüğünü, ancak nüfus artışına rağmen okul sayısında neredeyse hiçbir artış olmadığını belirtti. Son 5 yıllık resmi verilere işaret eden Rona, yalnızca 3 yeni okul binası eklenmesine karşın derslik sayılarındaki artışın tutarsız olduğunu söyledi.
Okullardaki birçok birimin dersliğe dönüştürülerek tabloya yansıtıldığını belirten Rona, “Bu veriler matematiksel dayanaktan yoksun. Bursa’nın artan nüfusuna göre en az 117 yeni okul binasına daha ihtiyaç varken açıklanan rakamlar gerçeği yansıtmıyor.” dedi.
Riskli okul sayısı bilinmiyorRona, 2015’te yapılan deprem tahkiklerinde 150 okul binasının riskli sınıfında değerlendirildiğini hatırlatarak, bunların yaklaşık 50’sinin yıkılmak üzere tahliye edildiğini, ancak geri kalan binalarla ilgili kamuoyuna açıklama yapılmadığını söyledi.
Rona, 15 Eylül 2025 tarihinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yaptıkları bilgi edinme başvurusunda; kaç okulda deprem performans analizi yapıldığı, riskli bulunan kaç okulun yıkıldığı, riskli olduğu halde kaç binada hâlâ eğitim verildiği, inşaat/yapım süreci nedeniyle kaç okulun başka okullara taşındığı, bu nedenle kaç okulun ikili eğitim yapmak zorunda kaldığını sorduklarını ancak müdürlüğün bu sorulara yasal gerekçelere uymayan, “ekonomik zarar oluşacağı” gibi muğlak bir ifadeyle olumsuz dönüş yaptığını ifade etti.
“On binlerce öğrencinin güvenliği tehlikede olabilir”Rona, deprem riskli olduğu iddia edilen ancak hâlâ kullanılan okul binalarına ilişkin ciddi kuşkular bulunduğunu belirterek, “Bursa’da deprem dayanıklılığı yetersiz olup da eğitim-öğretimin sürdüğü okul binaları olduğundan endişeliyiz. Bu belirsizlik on binlerce öğrencinin ve binlerce öğretmenin can güvenliğini ilgilendiriyor.” dedi.
Rona, yıkım kararı verilen bazı okul binalarının 5 yılı aşkın süredir yenilenmeyi beklediğini, bu binalardan 14’ünün yıkım ihalesinin ancak 25 Eylül 2025’te yapılabildiğini hatırlattı. Sürecin en hızlı ilerlemesi hâlinde bile yeni okul binalarının en erken 2027’de tamamlanabileceğini ifade etti.
“Bursa’da eğitim yönetimi can çekişiyor”Basın toplantısında, Bursa’da görev yapan 2.187 öğretmenle gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları da paylaşıldı. Verilere göre; Öğretmenlerin %88,3’ü okullarında güvenlik görevlisi bulunmadığını söyledi. %75,6’sı temizlik ve hijyenin yetersiz olduğunu belirtti. %92,3’ü okullarının depreme dayanıklılığından tedirgin olduğunu ifade etti. Velilerin maddi katkısı olmadan okulun ihtiyaçlarını karşılayamayacağını söyleyenlerin oranı %94,3 oldu. Okulların yalnızca %11,3’ünde spor salonu bulunduğu bildirildi. Öğretmenlerin yalnızca %30,7’si idari baskı hissetmeden görev yaptığını belirtti. Rona, bu tabloyu “Bursa’da eğitim yönetimi can çekişiyor” sözleriyle özetledi.
“Tarikat yurtları denetimsiz”Rona, devletin yeterli yurt ve nitelikli eğitim ortamı sunamaması nedeniyle çocukların kontrolsüz tarikat ve cemaat yapılarının yurtlarına yönlendirildiğini ifade ederken, geçtiğimiz yıllarda Bursa’da yaşanan ve kamuoyunda geniş yankı bulan cinsel istismar vakalarını hatırlatarak, “Bu yapılar hem denetimsiz hem şeffaflıktan uzak” dedi. Bu davalardan birinde, 15 yaşındaki bir çocuğa 50 yıl hapis cezası verilmesine rağmen, olayın asıl sorumlularının araştırılmadığını, sendikanın suç duyurusunun da dikkate alınmadığını belirtti.
“Bursa Milli Eğitimi yönetilemiyor”Rona, açıklamasında İl Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu’nu da eleştirerek, kamuoyuna hesap vermesi gereken müdürün siyasi toplantılarda yer aldığını ancak eğitim sorunlarıyla ilgili görünür olmadığını söyledi.
Haber Merkezi