
Bursa’nın Gürsu ilçesinde borç meselesi nedeniyle çıktığı öne sürülen olayda, hakkında icra takibi bulunan H.Ç., soğuk hava deposu sahibi Elif Çalışkan ile avukat kardeşi Hatice Kocaefe’ye silahla saldırdı. Saldırıda ağır yaralanan Kocaefe yaşamını yitirirken, ablası yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.
Olayın ardından kaçan şüpheli, Bursa Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin çalışması sonucu yakalanarak gözaltına alındı.
Yaşanan cinayet, hukuk camiasında büyük yankı uyandırdı. Bursa Barosu öncülüğünde adliye önünde toplanan avukatlar, basın açıklamasının ardından Kent Meydanı’na yürüdü. Eyleme Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ile çok sayıda baro başkanı, CHP Bursa Milletvekilleri Orhan Sarıbal ve Hasan Öztürk ile çok sayıda avukat katıldı.
Basın açıklamasını okuyan Metin Öztosun, artan şiddete dikkat çekerek, “Artık bildiriler yazmak ve yas tutmaktan bıktık. Bıçak kemiğe dayandı, yeter artık” ifadelerini kullandı.
Öztosun, yaşananların münferit olmadığını vurgulayarak, “Her bir avukat cinayetinin bir toplumsal ders olmasını beklerken artan şiddet bizden bir parça daha koparmaya devam etmekte” dedi. Avukatların hedef haline getirildiğini belirten Öztosun, “Avukata yönelen her saldırı yalnızca bir bireye değil, savunma hakkına ve hukuk devletinin temeline yönelmiş bir saldırıdır” şeklinde konuştu.
“Artık sabrımız kalmadı”Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan da yaptığı konuşmada, avukatlara yönelik şiddetin önlenmesi için daha önce Meclis’te komisyon kurulmasını talep ettiklerini hatırlatarak, “Artık lütfen kimse kafasını kuma gömmesin. Kimse bunlar münferit olaylar demesin” dedi.
Sağkan, “Artık sabrımız kalmadı. Bir meslektaşımızı daha toprağa gömmek istemiyoruz” ifadeleriyle tepkisini dile getirirken, baroların ortak mücadele kararlılığına vurgu yaptı: “Türkiye Barolar Birliği, 81 baro ve 210 bin avukat olarak söz veriyoruz; bu acıları bu topraklardan silene kadar mücadele edeceğiz.”
“Hukukun yaşama meselesi”Açıklamalarda, avukatların sistematik şekilde hedef alındığına dikkat çekilerek, yaşananların yalnızca mesleki bir sorun değil, doğrudan hukuk devletinin geleceğini ilgilendiren bir mesele olduğu vurgulandı.
Baro temsilcileri, saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların en ağır şekilde cezalandırılması için sürecin takipçisi olacaklarını bildirdi.